Bir rüya gördüğümüz zaman eğer onun yorumu yüce Allah'ın gizleyip sakladığı; Müslümanın bir ayıbı ve kusuruyla ilgiliyse, bizim de onu gizlememiz ve o rüyayı anlatmamamız gerekir. Anlatılacaksa dahi, o rüyada o şahsın adını vermemek gerekir. Böyle bir iş yapılacak olursa, kardeşimizin gıybetini yapmış oluruz.
İbnu'l-Verdi dedi ki:
“Rüyayı yorumladığın zaman insanların kusurlarını gizle. Ve isabet edersen, kendini beğenmekten sakın Daha tercih edileni ve daha güçlü olanı sen de tercih et ve kıyas yap Çünkü hayır da, şer de rüyada hazır bulunur
Şunu bilelim ki, rüya yorumu şahısların değerleri ve konumlarına göre farklılık arz eder. Her bir insana uygun bir yorum ve yakışan bir tabir vardır. Birisi için rahmet olan bir husus diğeri için azap olabilir.
İbn Sirin, "Rüyada kendimi ezan okuyormuşum gibi gördüm." diyen bir adamın rüyasını "haccedeceksin" diye yorumlarken aynı şeyi söyleyen bir başkasının rüyasını “elinin hırsızlık sebebiyle kesileceği" şeklinde yorumlamıştır. Ona iki farklı yorumun sebebi sorulunca da şu cevabı vermiştir: Birincisinin simasında güzel şeyler hissettim. Onun için yüce Allah'ın, "Ve insanlar arasında haccı ilan et." (Hac suresi ayet 27) buyruğundan hareketle yorum yaptım. Diğerinin ise kılığını/şeklini beğenmedim. Onun hakkında da yüce Allah'ın, "Sonra bir münadi, 'Ey kafile, siz gerçekten hırsızlık yaptınız.' diye bağırdı." (Yusuf suresi ayet70) buyruğunu esas alarak yorumladım.
İbn Sirin, minber üzerinde hutbe okuyan kişi hakkında, “o bir saltanat (yüksek bir makam ve mevki) elde edecek" derdi. Eğer o işe ehil değilse "asılacak" diye yorumlardı.
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
|