Alıntı:
Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı
İlmi sima ilmi gerçekten insanın karakteri doğru bir şekilde yansıtabilir mi bir insanın yüzündeki benler, çizgiler göz burun kas yapısı insanın kaderi hakkında ne kadar doğru bir bilgi verebilir
|
Tarih boyunca Türklerde İstihbarat önemli bir yer tutmuş olup bunun için çeşitli teknikler kullanılmıştır. Bunlardan biri de ‘’Batıni istihbarat Tekniği’’ idi. Bahsetmiş olduğun ilmi Sima bu teknik muhtevasındadır. Teşkilatı Mahsusa’nın da öğrenmeye çalıştığı gazete ve görsel yazılı basınla kriptolanmış istihbarat tekniği Şiirlerle yazıyla resimle Osmanlı’da gazete dergi neşriyat revaçta olduğu günlerde bu teknik kullanıldı. Ehillere istihbarat tekniği. Öyle ki şerlilerin uzun vadede sistemlerinden tutun da kısa vadedeki sırlarına kadar deşifre edildi. Tabii ehillerince. Kısaca ehiller: Bu bilgi tekniği öğretilenler, iş görenler. Bir öğretide bir ilahi nizam vardır ki buna ‘’Allah’ın muradı’’ denir. Mutlak irade Külli iradede zuhur eder. ‘’Allah’ın planı’’ da diyebiliriz. Bir de kurgu nizam vardır ki cüzi iradenin kalemi. Kurgu nizam ilahi nizam içinde beşerin kurguladığı sistem. Bu sistemde şerlilerin planları devlet stratejileri ideolojiler teolojik kurgular Vs. olduğu gibi oyunbozanların da ‘’rahmani’’ oyun kurucularında planları var. Bu iki grup kadimden mücadele içindedir. Tabi bu mücadele gözler önünde . fakat bilmeyen ne bilir olup biteni.1927 tarihli bir gazete manşeti. Sadece kripto tekniğinden çok küçük bir örnek. 1927 tarihini 19+27 olarak topladığımız zaman 46 sayısını verir. Diğer sayıların anlamlarını ve muhtevası ile alakalı konuları tam açmadan incelemeye devam edelim. Manşetteki resimde (1927 tarihli) saçları düz bıyıkları hafif burma olan biri var. 46 sayısı 1946’yı örnekliyor. Bu tarih Adolf Hitler’in ölümünden sonra 8 ay sonraki tarih. Bu tarihin özelliği ‘’Hitler aslında ölmedi’’ söylentilerinin dünyada yayıldığı bir tarih olması. Hitler’in doğum ayı 20 Nisan Ölüm ayı 30 Nisan Doğum yılı 1889 ölüm yılı 1945. Hitlerin ilk günlerdeki bıyığı aynı o gazetedeki gibi burmaydı. Şimdi bir anekdot: Abdulhamit Han da Batını sima ilmi ile ilgilenirdi. Öyle ki bayram vesilesi ile gelenek üzere hapis cezası almış mahkumların af kararlarını mahkumların resimlerini inceleyerek ‘’Bunun yüzünde temiz cemaliyet yansımış; şunun yüzünde meymenet yok, içerde kalsın’’ diyerek karar verirdi.