Alıntı:
resh3434 Nickli Üyeden Alıntı
Cevap gayet iyi…Vahdet-i Vücut’u ve Şuhud’u güzel açıklamış…a’yan-ı sabite ve istidad-ı ezeli de net…Panteizm farkı süper vurgulanmış…Elmalılı’nın alıntısı cuk oturmuş…Ama Şuhud’un günlük hayatta nasıl yaşandığına dair örnek eksik gibi…Mesela…bir sufi Şuhud halinde nasıl düşünür…ne hisseder…bunu biraz açarmısın  Yusufiyeli hoca
|
İmam Rabbani’nin yaşamış olduğu dönemde vahdet-i vücud düşüncesinin kimilerince istismarı, kendi keşiflerinin yanı sıra şeyhi Baki-Billah’ın vahdet-i şuhuda yönlendirmesi İmam Rabbani’nin vahdet-i şuhud teorisini geliştirmesinin nedenleri olarak sayılmıştır. Vahdet-i şuhudun vahdet-i vücuddan ayrıldığı temel nokta; gölgeyi aslından ayırmayan vahdet-i vücud düşüncesine karşı gölgenin müstakil varlığını kabul etmesidir. İmam Rabbani’ye göre alem vehim mertebesinde de olsa vardır, varlığı hayal düzeyinde değildir. Ona göre tevhidin tevhid-i vücudi ve tevhid-i şuhudi olmak üzere iki mertebesi vardır. Vücudi tevhid; vahdet-i vücudun İmam Rabbani ıstılahatındaki adıdır. Vücudi tevhid ehli Hakk’ın zatından başka mevcud bilmez, isimler ve sıfatlar ilmidir, mümkünatın varlıktan nasibi yoktur. Şuhudi tevhid; salikin şuhudu esnasında birden başkasını görmemesi, şuhudda fena olma halidir. Rabbani’ye göre sufilerin fena ve sekr hallerinde dillerinden dökülen “Ene’l-Hak (Ben Hakk’ım)”, “Subhane ma a’zame şani (Kendimi tenzih ederim, şanım ne yücedir)” gibi şathiyeler tenzih ifade eden vahdet-i şuhud halinin tezahürleridir. İmam Rabbani’ye göre vahdet-i vücud bir idrakken vahdet-i şuhud bir şuhud (görme) halidir. Ona göre vahdet-i vücud güneşin yıldızların görünme kaynağı olduğunu bilmehalinden dolayı yıldızların varlığının yok hükmünde olduğunu bilmekken vahdet-i şuhud Güneş’in ve yıldızların varlığını bilmekle birlikte Güneş’e bakmaktan dolayı yıldızları görememe haline benzer. İmam Rabbani tıpkı İbnü’l-Arabi gibi vahdet-i şuhudu açıklamak için benzetmelere başvurmuştur. Güneş ve yıldızlar, dönen nokta ile oluşan hayali daire, ayna ve akis, sihirbazların katli ile yok olan bahçe vizyonu, alim ve dilinden dökülen harfler Allah ile alem arasındaki gayriyeti anlatmak için kullandığı örneklerdendir.İmam Rabbani salikin seyr-ü sülukünde vahdet-i şuhudu vahdet-i vücudun bir sonraki aşaması olarak görmekle birlikte sülukün sonu olmadığını belirtmiştir. Ona göre asıl olan vacip ve mümkünün arasını ayıran abdiyyet (kulluk) mertebesidir. Abdiyyet mertebesi hakka’l-yakin mertebesinin karşılığıdır. İmam Rabbani vahdet-i şuhudu vahdet-i vücud düşüncesine karşı bir tevhid yorumu olarak ortaya koyduysa da İbnü’l-Arabi’nin ortaya koyduğu terminolojiyi kullanmaktan çekinmemiş ve İbnü’l-Arabi’nin tasavvuf dünyasındaki yerini teslim etmiştir.Vahdet-i şuhud için ileri okuma kaynaklarına İmam Rabbani’nin Mektubat’ı başta olmak üzere Ethem Cebecioğlu’nun “İmam-ı Rabbani ve Vahdet-i Şuhud Anlayışı”, Necdet Tosun’un “İmam-ı Rabbani’ye Göre Vahdet-i Vücud ve Vahdet-i Şuhud” makaleleri örnek gösterilebilir.