
25.10.25, 19:57
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 25.09.25
Bulunduğu yer: Biryerde
Mesajlar: 76
Forum Puanı: 301
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı
o mantikli gelen vahdeti suhud da mantik olmaz , baskası da bana vahdeti vucud mantkli geliyor diyebilir,
muhyiddin arabi ks. diyor ki
* bizim ilmimizde olmayanin bizim kitaplarimizi okumasi haramdir*
imani şarani ks. diyorki müellifin orjinal el yazmasinda olmayan bazi konulari çoğaltılan el yazmalarinda gördüm diyor...
|
Özellikle eski zamandan kalma kitapların evet, değiştirilme ihtimali vardır. Ben doğrudan İbnül Arabi'yi hedef almadım. Vahdet-i Vücud kavramını kavrayamadım sadece. Kullarda Allah(c.c)'ün tecellileri olmasını anlayabiliyorum. Rızıklanırken er-Rezzak ismi tecellisinin olmasını, bir şeyi bilirken el-Alim ismi tecellisinin olmasını, kendi annesini karısı yapan zatları duyunca ed-Darr isminin tecellisi olduğunu vb. anlayabiliyorum. Lakin yaratılmışların varlık olarak sınıflandırılmamasını anlayamıyorum. Vacip varlık olan Allah(c.c)'a tek varlık denince yaratılanlar tecelliden ibaret olunca haşa Allah (c.c) kendi çalıp kendi mi oynuyor? Bunun "Biz gerçek değiliz simülasyondayız" diyenlerden ne farkı var? Yaratılmışlar hayal ise hayalden mesul olunur mu? Yaratmak eyleminin tanımı yoktan var eden değil mi? Allah(c.c) yoktan var etmez mi? Bu tarz soruları anlayamıyorum aklım almıyor. Keşfedenlerin girdiği hale giremedim ben. Anladığım kadarı ile Vahdet-i Şuhud daha mantıklı geliyor.
|