Alıntı:
Vakia Nickli Üyeden Alıntı
Senin anlamadığın bir şey var onuda ben sana deyi vereyim:
Ben hiç bir kaynağa bakmam.
Bu mevzuda benim kaynağım tecrübelerimdir.
O kadar çok şey yaşadımki bu yaşta inan en hafifini yaşasan gidip kendi gözlerinle görürdün o alemi. Umarım anlatabildim .
Senin uydurma dediğin her şey hakikat.
Senin anlattıkların kendi zihninin esiri olan şeyler.
Ben ne hayal görürüm nede hurafeye inanırım.
Kulaktan dolma sözlerle beni yargılayamazsın varsa tecrüben öyle çık karşımada anlat.
Çok büyük sözler çok ağır laflar deyipte alim taklidi yapma.
Ben burada tecrübelerimi paylaşıyorum yıllardır.
İsteyen inanır isteyen inanmaz kimseyi zorlamıyoruz burada.
|
Şunu anlamanı rica ediyorum... Ben seni yargılamıyorum... senin samimiyetinden şüphe etmiyorum... Senin yaşadığın tecrübelerin gerçek olduğunu da inkâr etmiyorum... Ancak seninle aramızdaki temel fark şu...
Sen... "Tecrübelerim mutlak hakikattir... dinin asıl kaynağıdır" diyorsun...
Ben ise... "Tecrübeler subjektiftir... dinin ölçüsü olamaz... Her tecrübe... ancak Kur'an ve sahih sünnet ölçüsüne vurularak değerlendirilir" diyorum...
İslam'ın kaynağı vahiydir... kişisel tecrübeler değil... Eğer bir tecrübe... Kitap ve Sünnet'e aykırıysa... ne kadar gerçek görünürse görünsün... ona itibar edilmez... Rasûlullah (s.a.v.) bize "Her rüya gerçek değildir"... "Yalancı rüyalar görülecektir" diye uyarmadı mı...
Sen "Ben gördüm... o halde haktır" diyorsun... Ben ise "Ne gördüğün değil... onu nasıl yorumladığın önemli... Yorumun dinin temel prensiplerine uyuyor mu"... diye soruyorum...
Son olarak... alim taklidi yapmak değil... alimlerin 1400 yıllık birikimine itibar etmekten bahsediyorum... Sen kendi tecrübelerini 1 kişinin birikimi olarak mutlaklaştırırken... ben ümmetin ortak aklına ve vahye dayanıyorum...
Artık bu konuda daha fazla tartışmanın anlamlı olacağını düşünmüyorum... Herkes kendi tercihinden sorumludur... Selametle kal...