Alıntı:
adinan Nickli Üyeden Alıntı
Selamın aleyküm 2 defa farklı konularda istihare'ye yatmayı denedim ama görmek istediğim şeylerden farklı şeyler gördüm . Rüya göremediğimi belirtmiştim. Kayıt altına aldıktan sonra rüyalarımı istihare sırasında bir şeyler gördüm. ama dediğim gibi konudan bağımsızdı bildiğiniz bir yola çıkıyor mu
|
Herhangi bir işle ilgili olarak iki rekat istihare namazı kılmak, ardından Allah’a dua ederek hayır murad etmek sahih rivayetlerde geçmektedir.[ Buhari, Deavat (80), babu’d-dua inde’l-istihare (48), rakam: 6382.] Dolayısıyla kul namaz ve dua ile Allah’tan hayır diler. Lakin üç husus hadislerde yer almaz:
a) Birinci rekatta Kafirun, ikinci rekatta İhlas okumak. Gazali ile Nevevi bunu müstehap görürler. Muhtemelen Hz. Peygamber’in bu sureleri sabah ve akşam namazlarının sünnetlerinde okumasına bakarak böyle demişlerdir.
b) Namazı kılıp duayı yaptıktan sonra kıbleye doğru yatmak ve rüyada görülen işarete göre hareket etmek. Bu husus bazı İslam büyüklerince tavsiye edilmiştir.
c) Başkası adına istihare yapmak
Değerli Kardeşim Enes b. Malik'ten nakledilen istihare hadisinin devamında Resul-i Ekrem, "Sonra kalbine ilk doğan duyguya , düşünceye bak, ona uygun davranman hayırlı olur" demiştir (Münavi, 1.cilt, 450). Buna göre istiharenin sonucunda insanın içine ferahlık, genişlik ve iç huzuru gelirse o işi yapması, sıkıntı, huzursuzluk ve darlık hali doğarsa yapmaması daha hayırlı görülmüştür. İbnü'l-Hac el-Abderi, hadislerde ifade edildiği şekliyle meşru istiharenin bundan ibaret olduğunu, ayrıca bir işaret almak amacıyla kişinin veya bir başkasının onun adına rüya görmek üzere uyumasının, gün ve kişi adlarından uğur çıkarma gibi davranışlara başvurmasının bidat olduğunu belirtir (el-Medhal, IV, 37-38). İbnü'l- Hac ayrıca, istihare ile birlikte istişare etmesinin de sünnete uygun bulunduğunu söyleyerek kişinin her ikisini de ihmal etmemesi gerektiğini kaydeder. Bazı kaynaklarda rüyada beyaz veya yeşil görülmesinin o işin hayırlı olduğuna, siyah veya kırmızı görülmesinin şer olduğuna delalet ettiğine dair nakledilen görüşler (İbn Abidin, Cilt2, 27) şahsi tecrübelere dayanmakta, dolayısıyla dini bir mahiyeti bulunmamaktadır