Gerek İngiliz gizli belgelerindeki yaklaşımlar, gerekse bazı maktullerin üzerinden çıktığı iddia edilen mektuplar ve Diyarbakır gibi vilayetlerde hükümete ve paşalara hakaretamiz ifadeler içeren çeşitli beyannamelerin bulunduğu iddiaları, sadece Cafer Tayyar Paşa gibi TCF (Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası) mensuplarını değil Naşit Hakkı Uluğ ve Mustafa İslamoğlu gibi bazı araştırmacıları da isyanın tamamen Ankara’nın komplosu olduğuna ilişkin şüphelere sürüklemiştir. Hatta M. İslamoğlu, Ömer Kürkçüoğlu’nun Türk-İngiliz İlişkileri 1919-1926 kitabında İngiliz arşivlerine de dayandırdığı bilgilere meylederek, buna artık “ihtimal” bile demenin zorlaştığını vurgulamaktadır. Mustafa İslamoğlu’nun zihnini bu şekilde zorlayan hususlar yabana atılır cinsten olmamakla birlikte, bir sonraki safhada daha makul bir açıklamaya girişmektedir:“Kesin olan şu ki, Ankara’nın parmağı, kıyamın başından sonuna kadar işin içinde olmuştur. Ne ki bu parmağın, kıyamın hangi safhasında ne kadar işin içine karıştığını net bir biçimde ortaya koyabilmek, kıyama ilişkin belgelerin tümünün gün yüzüne çıkmasıyla mümkün olacaktır… Bizim kanaatimiz, yönetimin, isyanı başından sonuna ajanları vasıtasıyla adım adım içeriden takip ettikleri yönündedir. Piran olayı bir kışkırtmadır. Bu kışkırtma, belki hiç olmayacak bir ayaklanmanın ilk kıvılcımı olmuştur, belki çok sonra doğacak bir hareketi erken doğuma mecbur etmiştir.” Sonuçları itibariyle, yakın dönemde büyük yıkımlar getiren, devrimler sürecini hızlandıran, iç ve dış politika hesaplarını belirleyen, doksan yıllık rejim politikalarının da temellerinin atılmasına sebebiyet veren bir hadisenin bu şüphelerle ele alınması yadırgatıcı değildir. Ancak gerek Kürt sorununda devralınan miras, gerek bölgede uygulanan Türkçü ve İslam karşıtı siyasetler, gerek Lozan dönemeci, gerek henüz kendisini sağlama alamamış iktidardaki çatışmalar ve gerekse kıyamın kendi öznel boyutu bir arada değerlendirildiğinde hem haksızlığa varabilecek, hem de anakronizme düşülmesini engelleyecek bazı hususlara dikkat edilmesi zorunludur.
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
|