
30.10.25, 17:29
|
 |
|
|
Üyelik tarihi: 21.11.23
Bulunduğu yer: Ezel ile Ebed Arasında
Mesajlar: 329
Forum Puanı: 1014
Etiketlendiği Mesaj: 28 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
Mubinn Nickli Üyeden Alıntı
Sizi anliyorum hocam ama icazete mürşit gerek. Mürşit ise pazardan alabileceğim bir şey değil malesef. Rabbim nasip ederse ben onu o beni bulur. O vakte kadar hiç okumamak mi gerekir ? Hic bir usul tertip yapmadan yaradandan bir mürşit beklemek ne kadar doğru olur? Tertipten kastım hadim huddam değildir. Zira elimden gelen bir duam var bir de Kuranı kerim.
|
Kardeşim ben de seni çok iyi anlıyorum. Mürşit bulmaktan ziyade, mürşidin nasip olması çok kolay değil. Hem çaba, hem zaman, hem nasip gerektiriyor. Bazı insan ilk istiharesinde mürşidine kavuşur, bazı insanın yıllar sürebilir. Hatta hiç nasip olmayadabilir.
Pazarda arasan bulamazsın ama pazarda gezerken dahi "beni mi arıyorsun evladım" diye karşına çıkabilir. Nasip...
Peki biz nasip olana kadar bu sürede ne yapacağız? Kardeşim, biz bu sürede öncelikle Rahman'a kulluk yapacağız. İcazet gerektirmeyecek tertipler, dualar yapmamızda bir sakınca bulunmuyor ancak yukarıdaki açıklamalarımız doğrultusunda icazet gerektiren tertipleri icazetsiz yapmanız mürşit arama sırasında uygun değil.
Buradan nasıl bir ders çıkarılmalı? En kötü senaryoda, biz mürşid istedik, Rahman nasip etmeyi uygun görmedi ve mürşidimiz olmadı. Biz kulluğumuzu yapmak ile mükellef olduğumuz için kulluk yolunda başka nasipler arayacağız. Biz neden nasip etmediğini bilemeyiz, aciziz. O herşeyin en iyisini bilen, el-Alim olan Rabbimiz bizi ilim yoluna sokmuyorsa mutlaka tevekkülle karşılayacağız. Kur'an okumaya, namazlarımıza, oruçlarımıza, iyilik yapmaya, dilimizi ve nefsimizi arındırmaya devam edeceğiz. Bize düşen görev sırat-ı müstakimde kalmaktır. Nasibi verecek olan Rabbimizdir.
|