Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı
Evet mesela Osmanlı meal konusuna hiç bir zaman sıcak bakmamıştır. Ne hikmetse Cumhuriyet döneminde bilhassa ideolojik saiklerle meal kesafeti yaşatılmıştır. Elmalı ayet meali ile konuşulmaz der. Evet ifade ettiğin gibi anlamaya çalışılmalı lakin yorumlama ihtisas sahibi olanların konusudur. Bir kere çok iyi arapça hatta kadim Kureyş arapçası, Siyer, Kıraat, Hadis ..v.s ilimlerinde temayüz edenler ancak müfessir olabilir. Fıkıh ta böyledir Hadis ilmi de böyle bir ayetin siyak ve sıbakı nüzul sebebi çok mühimdir. Aksi takdirde Allah (c.c.) muhafaza kendi nefsimiz ve amaçlarımız istikametinde işimize geldiği gibi anlamlandırmaya teşebbüs edersek büyük vebal altında kalırız. Allah (c.c.) bizleri vebalden muhafaza etsin.
|
Kıymetli abim… Allah razı olsun güzel izah etmişsin… Elbette bu meselede dengeyi korumak çok mühim… Kuran-ı Kerimin manasını anlamaya çalışmak her mümine düşer… Lakin dediğin gibi yorumlamak ise ehil olanların işidir…
Benim vurgulamak istediğim… okuduğumuz her tefsiri..meali veya alim görüşünü “mutlak doğru” gibi görmemek… Çünkü sonuçta her müfessir de bir insandır… elinden geldiğince anlamaya çalışır ama yanılma payı olabilir…
Bu sebeple ne körü körüne taklit… ne de kendi heva ve düşüncelerimizle hüküm vermek doğru olur… En güzeli… Kur’an merkezli bir anlayışla… ehil olanların ilmine danışarak… hakkaniyetli bir denge kurmaktır…
Rabbim bizleri Kur’an’ı doğru anlayan… ilmiyle amel eden… tevazu sahibi kullarından eylesin…