Alıntı:
Dilaver Nickli Üyeden Alıntı
Define çıkarmak günahmıdır
|
Hanefi fakihleri, rikaz adını verdikleri yeraltındaki bir kısım değerli malları maden ve define (kenz) olmak üzere ikiye ayırmışlardır. Bunlardan madenler konumuzun dışında kalmaktadır.
Rikazın ikinci türü olan defîne (kenz) ise şöyle tarif edilmiştir: İnsanlar tarafından yeraltına gizlenen yahut da zelzele, sel gibi bir olay sonunda yer altında gömülü kalan altın, gümüş, kıymetli taşlar vb. mallardır.
Fakihler defineyi İslam'dan önceki (el-kenzü'l-cahilî) ve sonraki (el-kenzü'l-İslâmî) olmak üzere ikiye ayırmışlardır.
Define muhteviyatında bir ayet, bir hadis, İslam'dan sonrasına ait bir tarih gibi işaret bulunursa, ikinci neviden bir define ile karşılaşmış oluruz. Bunun hükmü, bulunmak ve keşfedilmekle iktisap olunmamasıdır (yani bulanın olmaz). Daha önce bir Müslümanın malı olduğu anlaşıldığından define yine onun malı olarak kalır ve üzerinde lukata (buluntu eşya) hükümleri geçerli olur.
Malikilere göre definenin sahibi bulunama*yınca bakılır; eğer Müslümanların savaşla fethettikleri bir yerden çıkmış ise beytülmale aittir, aksi halde bulanın mülkiyetine intikal eder.
Definede put, heykel, bir kral ismi gibi işaret bulunduğu için yahut başka bir yoldan İslam öncesine ait olduğuna hükmedilirse, birinci (cahiliye kenzi) neviden bir define söz konusu demektir.
Bu tür defînenin beşte birinin beytülmale ait oldu*ğunda ittifak vardır. Geri kalan beşte dördün kime ait olacağı konusu ise içtihat sahasında ihtilaflıdır. Bazı müçtehitler, bu çeşit define ister mülk arazide bulunsun ister sahipsiz arazide bulunsun, bulana aittir derken, bazıları ara*zinin vasfına göre iktisabı ayırmışlardır. Define sahipli bir arazide bulunmuş ise ne bulana ne de halihazırdaki sahibine aittir. Bu definenin maliki fetihten sonra o toprağa ilk sahip olan kimse ve onun varisleridir. Bunlar bulunmadığı takdirde ise define beytülmale ait olacaktır. Sahipsiz arazide bulunması hâlinde ise defineyi bulan onu iktisap etmiş olacaktır.
Alınti