
09.12.25, 11:44
|
|
Gayretli üye
|
|
Üyelik tarihi: 25.01.25
Bulunduğu yer: KKTC
Mesajlar: 1,846
Forum Puanı: 925
Etiketlendiği Mesaj: 132 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı
Gözlerden kaçan asıl husus, Türk devlet aklının, Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi’nin arkasına gizlenen ve Türkiye üzerinde baskı kurmayı amaçlayan küresel odakları, Vatikan ile dengeleyip, püskürtme stratejisini hayata geçirmiş olmasıdır. Bu yaklaşım, Türkiye’nin hem iç hem de dış politikadaki konumunu güçlendirmeyi hedefleyen uzun vadeli bir planın parçası olarak okunabilir. Strateji, Ortodoks ve Katolik kiliseleri arasında Türkiye lehine bir denge oluşturarak, küresel güç odaklarının Türkiye üzerindeki etkisini azaltmayı ve ulusal egemenlik alanını korumayı amaçlamaktadır. Papa XIV. Leo’nun ziyareti, Türk devlet aklının diplomatik ve teolojik hassasiyetleri stratejik bir koordinasyonla değerlendirdiğini gösteren somut bir örnek olarak değerlendirilebilir. Papa XIV. Leo’nun Türkiye ve Lübnan ziyareti, Gazze krizi, Akdeniz dengesi, Avrupa–Ortadoğu hattındaki kırılmalar ve Vatikan’ın Ortodoks dünyasıyla kurmaya çalıştığı yeni ilişki mimarisi üzerinden okunduğunda çok boyutlu bir anlam taşıyor. Yaklaşan süreç hem Türkiye’nin bölgesel konumunu hem de Hristiyan dünyasının kendi iç dengelerini yeniden şekillendirecek işaretler barındırıyor.
|
Aynen hocam bende tam olarak böyle düşünüyorum. Devlet işleri bu dışardan göründüğü gibi olmaz sizinde dediğiniz gibi asıl amaç , asıl neden önemlidir. Devletime güveniyorum bizim başımızı yere eğdirmez.
|