Bir insanın zenci olması başka şey, zencilere benzemesi başka şey, esmer olması başka şey.
Hz.Musa benim bildiğim kadarıyla uzun boylu, esmer tenli, yüksek burunlu, kıvırcık saçlı.
Peygamberimiz bile tarif etmiş.
“İsrâ yolculuğuna çıkarıldığım gece İmrân’ın oğlu Musa’ya (as) rastladım. Uzun boylu, esmer bir adamdı. Saçları kıvırcıktı. Şenûeli adamlara benziyordu...” (Müslim, Îmân, 267)
Ebû Hüreyre radıyallahu anhın rivâyet ettiği bir başka hadiste de şöyle buyurmuştur:
Mi’râc gecesi “Mûsâ peygamberi gördüm: İnce yapılıydı; saçı ne kıvırcık ne de düzdü; ince, uzun burnu hafifçe kemerliydi; Tıpkı Yemen’in Şenûe kabilesinden biri gibiydi. Îsâ peygamberi de gördüm: Orta boyluydu; yüzünde çokça benleri vardı; hamamdan yeni çıkmış gibi, rengi hafifçe kırmızıya çalıyordu.” (Buhârî, Enbiyâ 24, nr. 3394; Müslim, Îmân 278, nr. 168.)
Beyaz olsa, zenci olsa ne fark eder?
Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor:
“Allah indinde en şerefliniz takvâca en ileri olanınızdır. Arabın Arap olmayan üzerine bir üstünlüğü yoktur. Arap olmayanın da Arap üzerine bir üstünlüğü yoktur. Beyaz derili olanın siyah derili üzerine bir üstünlüğü yoktur, siyah derili olanın da beyaz derili üzerine bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takvâ iledir.” (İbn Hanbel, 5/411)
|