Alıntı:
Svg Nickli Üyeden Alıntı
Teşekkür ederim.
İtikadı bozan davranışlardan birkaç örnek alayım lütfen.
Yorumda örnek var da ben daha çok örnek istiyorum.
İbadet edip bu ibadetle övünmek de bunlardan biri midir?
|
Değerli kardeşim aslında çok güzel bir konu açtın daha önce ifade ettiğim gibi iman itikatla eş anlamlıdır. İmanı kalbin tasdiki şeklinde tanımlayan başta İmamı Azam Ebu Hanife olmak üzere Ehl-i sünnet geleneğinin özellikle Matüridi çizgiyi takip edenlere göre inanılması gereken hususlar açısından imanda artma ve eksilme söz konusu olmaz. Tasdik olarak da İmanda artma ve eksilme söz konusu değildir. Bu durumu Ebu Hanife, Fikhu'l-Ekber risalesinde şöyle açıklamaktadır: "İman dil ile ikrar, kalp ile tasdiktir. Gökte ve yerde bulunanların imanı, tasdik edilmesi gereken şeyler yönünden artmaz ve eksilmez, İnananlar iman ve Allah'ı birleme (tevhid)' de birbirlerine eşittirler ancak amel itibarıyla birbirlerinden farklıdırlar: (Ebu Hanife, el-Fikhu'l-Ekber (İmamı Azam'ın Beş Eseri içinde orjinal metin), haz. ve çev. Mustafa Öz (İstanbul: IFAV, 2015), 74-75.) Yine Ebu Hanife Vasiyye isimli risalesinde ise, "İman artmaz, eksilmez. Çünkü imanın artması, ancak küfrün azalmasıyla eksilmesi de küfrün artmasıyla tasavvur olunabilir. Mü'min gerçekten iman eden, kafir de gerçekten inkar edendir.”( Ebu Hanife, el-Vasiyye, (İmamı Azam'ın Beş Eseri içinde orijinal metin), haz. ve çev. Mustafa Öz (İstanbul: İFAV, 2015), 87.)
demektedir. İmamı Azam'ın bu sözlerinden günah ve benzeri eylemlerin imana zarar vermediği, dolayısıyla bu tür fiil ve davranışların insanı imandan çıkarmayacağı anlaşılmaktadır. İmanın aslının (özünün) tasdik olduğu kabul edilince imanın artmayı ve eksilmeyi kabul etmeyeceği de kendiliğinden anlaşılmaktadır. Fakat ehli sünnet anlayışının Eş'ari ekolünü takip eden kelamcıların çoğunluğu ise bu görüşe muhalefet ederek, imanın artıp-eksilebileceği kanaatini benimsemişlerdir.( Teftazani, Şerhu'l-Makasıd, cilt 5 sayfa 211).