
09.01.26, 20:58
|
 |
Manevi
|
|
Üyelik tarihi: 01.12.18
Bulunduğu yer: izmir
Mesajlar: 1,304
Forum Puanı: 3215
Etiketlendiği Mesaj: 176 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı
İçimdeki uzaklığı, aklımdaki acıyı, gözlerimdeki menevişi korumak için, boylarını ve ağırlıklarını masalarıyla ölçen küçük adamları küçük odalarda bırakıp çıktım. Evrak dolaplarının kilitlerini kırmak, imza cetvelleriyle kıyafet genelgesinin dışına çıkarmak için yıllarca uğraştım da, başlarını kaldırdıklarında bir avuç mavilik görecek bir ufuk açamadım günlerine. Hepsinin de gülüşü resmi bir mühür kadar soğuk ve kişiliksizdi. Sesleri, karalama için kullandıkları sarı saman kâğıtlara benziyordu. Aynı iç çekişlerden gelip aynı açık yenilgiye gittiklerinden, aralarındaki ayrımı sözlerinden çıkarmanın olanağı yoktu. Giysileriyse, geri çekildikleri çarşılardan başka bir ipucu vermiyordu gerçeklerine ilişkin. Ne bir aşk nişanı gövdelerinde ne eşiklerinin dışında bir dünya telaşı; küçücük bir mavi leke yoktu bakışlarında. Aynı fıkraya yüzüncü kez de anlatılsa aynı coşkuyla gülecek kadar yoksuldular. En büyük maceraları mahalle kahvesinde bir çay içmek, başkalarının yalnızlığıyla çoğalmak için bir komşu ziyaretiydi, iyice bunaldıklarında cesaret edebildikleri. Uzun bir ölümün ustasıydı hepsi de. Kendi yazları geçince, çocuklarına tutunarak güzde ve kışta bir yer ediniyorlardı.
|
Bunu siz mi yazdınız? Çok içe dokunucu, çok beğendim teşekkürler emeğinize sağlık
|