Alıntı:
havas22 Nickli Üyeden Alıntı
tamamda orda fotografa okuyunca besmele cekince sonucta allahtan istemiş oluyor.yani araya cin katmak gibi bir müracatta bulunmuyor yapan kişi.Allahda okudugu şeyler için karşıdakinin kalbine sevgi verirse bu büyümü oluyor yani.bence yanlış biliyorsun.dua sadece el acıp yapılan birşey mi.daha inanclı ve ihlaslı istekli yapabilmek için insan fotografa bakıpda okuyabilir.yada bir arabayı cok istiyorsa arabanın karşısına gecip duada edebilir.o zaman arabaya büyü yapmışmı dicez.
|
Niyeti eden insandır kabul buyuran Allah’tır gerçekleştiren hüddamdır.
Tevhid inancına zarar verir diye çok girmeyeceğim o konuya.
Allahtan istemek belirli sayılı belirli bir zikri bellirli bir materyale okuyarak olmaz.
Bu yapılan büyü olur.
Yada havvas işlemi.
Burada allahtan istiyoruz elbet ama şöyle bir şey var.
Biz araca biniyoruz niyet ediyoruz atıyorum eve gidecem diye. Marşa basıyoruz araba çalışıyor.
Eğer Allah izin verirse araba hareket edecek ve bizi niyetimize yani evimize ulaştıracak.
Allah izin vermezse araba hareket etmeyecek olduğu yerde kalacak.
Bu da aynı böyledir.
Niyet eden biziz kabul eden arabayı yürüten Allah’tır. Araba yaptığımız işlemdir. Sürücüsüde hadimdir. Allahın her ayetiyle hayır yada şer işlemler yapılabilir. Buna biz kuranın havvası diyoruz.
Havvas ilmide ikiye ayrılır;
1.) insanların iradelerine müdahelede bulunmaz kişilerin hayrını gözetir . Tamamen insanlara fayda sağlamak için vardı. Şeriat çizgisinde ilerler.
Ustaları ehli sünnet olup şeriatı gözeten ve doğru yolda olanlardır .
yani imas beyazalim Celcelutiye gibi.
2.) BU KISIMDA: insanların iradelerine müdahale eder.
İnsanlara sıkıntı verir. Hayırsız kısım olup hayırsız ameller yapılır. Niyetler şerdir yapan şerlidir.
Ustaları şeriattan uzak duran kafirleşmiş şirk ehlidir yani büyücüler. Bu kısma örnek biri yok.
Şirk ehli falanda derken ağır büyücüleri kast ettim. Yoksa kimse fotoğrafa okuma yaptı diye şirk ehli olmaz. Lakin yapılan şey büyüdür.
Bu da değişmez.