Havas, inanç ve Yüzleşme: 31 Yıllık Bir Tecrübe
Selamun aleyküm dostlar,
Buraya yazacaklarım ne bir alıntı ne de bir varsayımdır; tamamen kendi hayatımdan süzdüğüm gerçeklerdir. Havas ilmiyle ilgilenen siz değerli topluluğa, bu yollardan geçmiş bir kardeşiniz olarak içimi dökmek istedim.
Sene 2012, 17 yaşındayım. Ailem dindar, kendi halinde insanlar. Ama benim içimde bir şüphe tohumu filizleniyor. Bize anlatılan din ile yaşanan hayat arasındaki tutarsızlıklar canımı sıkıyor. Dedemin babası gibi derin İslami bilgiye sahip büyüklerimden dinlediğim hikayeler ile Peygamber Efendimiz ve sahabenin hayatı arasında uçurumlar görüyorum. Sanki herkes dünya zevkine dalmış da, sadece ilim insanları hakikatin peşinden gitmiş gibi...
Bizim nesil (şu an 31 yaşındayım), televizyonlardaki o meşhur "sırlar dünyası" tarzı dizilerle büyüdü. Hatırlarsınız; gökten gelen ani müjdeler, anında tecelli eden ilahi adaletler... Bilinçaltımıza kazıdılar: "Sen iyi ol, Allah bir mucize gönderir." Bizi bu "beklenti" ile zehirlediler. Bu yüzden gerçeklikten kopuk, hayalperest bir nesil olduk.
Ama bugün anlıyorum ki; Mutlak Yaratıcı’nın sistemi kesinlikle böyle işlemiyor.
Ben Edebiyat mezunuyum. Öyle sıradan bir eğitimden geçmedim, Türkiye'nin en kıymetli hocalarının rahle-i tedrisinden geçtim. Analiz etmek, metni sökmek benim işim. Bu yetkinlikle Şemsü'l Maarif, Marifetname, Gizli İlimler Hazinesi gibi kadim eserleri sadece okumadım; adeta hatmettim, her hücresini inceledim. Havas ilmini hayatımın merkezine koydum, uyguladım, denedim.
Sonuç? Koca bir SIFIR.
Yanlış anlaşılmasın, bu süreçte açıklayamadığım, metafizik diyebileceğim çok acayip şeyler de yaşadım. Bunları inkar edemem. Ama vardığım en büyük ders şu oldu: İnsan neye gerçekten inanır ve iman ederse, hem bu dünyada hem ahirette onunla yüzleşiyor. Bunu bizzat deneyimledim.
Abilerim, kardeşlerim... Herkesin inancı kendine, saygım sonsuz. Ama size bir kardeş tavsiyesi; Havas'tan, tılsımdan, vefkten önce asıl mesele "İNSAN" olabilmekte. Çalmamak, dürüst olmak, kul hakkına girmemek, bir çocuğun başını okşamak, bir yaşlının elinden tutmak... İşte asıl tılsım bunlar.
Eğer bu temel insani değerleri kaybedersek, hangi ilmi bilirsek bilelim, inanın bana kendi cehennemimizi hazırlıyoruz demektir.
Sağlıcakla kalın.
|