Tekil Mesaj gösterimi
  #4  
Alt 22.01.26, 19:40
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
🔶️imas imas isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,531
Forum Puanı: 10288
Etiketlendiği Mesaj: 5366 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Sirri Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Vâkıa Suresi 77-78-79-80 inci ayetler,
77- O, elbette şerefli bir Kur'ân'dır.
78- Korunmuş bir kitaptadır.
79- Ona temizlenenlerden başkası el süremez.
80- (O), âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.
Ayetler bu şekilde meal ediliyor. Tefsirlerine baktığımda Ona temizlenenlerden başkası dokunamaz denilen kitabın Kur-an'ı Kerim olduğunu tefsir edenler olduğu gibi kastedilenin Levh-i Mahfûz olduğunu tefsir edenlerde var.
Ta-ha Suresi 52. ayeti de Musa dedi ki: "Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitapta (yazılı)dır. Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz."
Bu ayette okununca Vâkıa Suresi'nde bahsedilen kitabın Levh-i Mahfûz olduğu düşüncesi bende ağır basıyor.
Bu hususta merak ettiğim bazı sorular var.
Şayet bu bahse konu kitap Levh-i Mahfûz ise temizlenenler kimlerdir. 4 büyük meleklerin olduğu yönünde yapılan tefsirler okudum ancak bu kez de ona o meleklerin neden dokunma ihtiyacı hissedecekleri buna neden ihtiyaç duyacakları soru olarak karşımda duruyor.
Şayet bu bizim okuduğumuz Kur-an'ı Kerim ise 79. ayeti kerime mealinde el süremez diye kesin ve kati bir dil kullanılıyor. Önceki yıllarda Kur-an'ı Kerim' in yakıldığı yönünde haberlere denk gelmiştim. Ya da müslüman olupta (temizlikten kastı cunup olmak ya da hanımlar için hayızlı olmak tefsiri için) temiz olmadığı halde dokunanların ya da isterlerse dokunabileceklerini biliyoruz. Ya da farklı bir dine mensup olup neymiş bu kitap diyerek okumak isteyenlerin dokunması 79. ayete ters düşüyor. Allah haşa ahdine ters düşmez. Yanlış bir cümle kuruyorsam Rabb'imden affımı diliyorum.
İnananlar için Allah'ın kelamına, yarattığı ve hiçbir mecburiyeti olmadığı halde muhattap alıp ayet ayet açıklama yaptığı Kur-an'ı Kerim'e saygıdan elbette abdestli okunması, abdestsiz dokunulmaması bir edeptir. Ben bunun peşinde değilim. Umarım anlatabilmişimdir. Bu hususta En doğrusunu Allah bilir elbet ancak bilgi sahibi olup bilgilerinden istifade edebileceğimiz kimse varsa konu ile ilgili bilgilerini paylaşırsa sevinirim.

Kur’ân-ı Kerîm’in bir vasfı olarak كَر۪يمٌ (kerîm) şu mânaları ifade eder:

Çok şerefli, yüce ve övgüye değer,

Faydalı ve feyizli. Çünkü o, dünya ve âhirete ait pek çok mühim bilgilerin esaslarını ihtiva etmektedir.

Gayet güzel, hoş, tekrîm ve ihtirama layık.

Allah Teâlâ katında mükerrem; değerli, şerefli.

Kur’ân-ı Kerîm, Kitâb-ı Meknûn’dadır. اَلْمَكْنُونُ (meknûn), “korunmuş, saklanmış” demektir. Bu kitap’tan maksat Levh-i Mahfûz’dur. İşte Kur’an, hiç kimse el değmesin, zayi edilmesin, kirletilmesin, lekelenmesin ve muhafaza edilsin diye böyle bir kitapta saklanmaktadır. Dünyada Kur’ân-ı Kerîm’in yazıldığı Mushaf-ı şerifler de, aslına uygun tarzda böyle mahfuz tutulmalıdır.

Bununla birlikte, “Tertemiz olanlardan başkası ona dokunamaz” (Vâkıa 56/79) âyet-i kerîmesi iki önemli hususu dikkatlerimize sunmaktadır.

Birincisi; Kur’ân-ı Kerîm’in Levh-i Mahfuz’da bulunuşu ve oradan melekler tarafından alınıp Peygamberimiz (s.a.s.)’e indirilişi safhalarında cinlerin ve şeytanların onunla hiçbir teması, müdahalesi ve ilgisi olmamıştır. Sadece vazifeli melekler onu alıp en emin yollarla Resûlullah (s.a.s.)’in kalbine indirmişlerdir. Melekler için اَلْمُطَهَّرُونَ (mutahharûn) ifadesinin kullanılmasının sebebi ise, Cenâb-ı Hakk’ın onları her türlü kötülükten arınmış varlıklar kılmış olmasıdır. Bu izaha göre âyet-i kerîme, “Kur’ân-ı Kerîm’i Muhammed’e Allah değil de, cinler ve şeytanlar getiriyorlar” diye iddiada bulunan kâfirlere bir cevaptır. Nitekim bu hususta başka bir âyet-i kerîmede şöyle buyrulur: “Bu Kur’an’ı şeytanlar indirmemiştir. Bu onların yapabileceği bir iş değildir; isteseler de buna güçleri yetmez. Çünkü onlar vahyi dinlemekten tamâmen menedilmişlerdir.” (Şuarâ 26/210-212)

İkincisi; Kur’ân-ı Kerîm Resûlullah (s.a.s.)’e indirilmiş, binlerce hafızlar tarafından ezberlenmiş, mushaflara yazılmış ve bir harfi bile bozulmadan günümüze kadar gelmiştir. O, Allah kelâmıdır ve mü’minler için çok şerefli ve yüce bir kitaptır. Dolayısıyla âyet-i kerîme, Mushaf-ı Şerif’lere, Kur’an âyetlerinin yazıldığı sayfalara dokunmakla alakalı da bir düzenleme yapmaktadır. “Taharetsiz kirli eller ona dokunmasın, ancak maddi ve manevî pislikten taharetle temizlenmiş, imanlı ve abdestli kimseler dokunsun” buyurmaktadır. Dolayısıyla Hanefi mezhebi bu âyet-i kerîme ve ilgili hadis-i şeriflerden hareketle, “cünüp olanın ezber ya da yüzünden asla Kur’ân-ı Kerîm okuyamayacağı ve abdestsiz olanın da ezberden Kur’an okuması caiz olmakla birlikte Mushaf-ı Şerif’e dokunamayacağı” hükmünü çıkarmıştır.

Alıntı...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148