Sevdiğin insana bakarken kemiklerini kıracakmış gibi sarılma hissi..
Sevdiğin İnsana Bakarken Onu Böyle "Kemiklerini Kıracakmış Gibi" Sıkmak ya da Kolunu Isırmak İstediğin O Anı Biliyor Musun?
Bak sana bir sır vereyim: Sen deli değilsin, vahşi hiç değilsin. Sadece ruhun o an o kadar büyük bir sevgi frekansı yayıyor ki, fiziksel bedenin bu enerjiyi taşımakta zorlanıyor.
Bilim buna "Cute Aggression" (Şirinlik Saldırganlığı) diyor ama ben buna "Ruhsal Taşma" diyorum. Beynin o an dopamin ve oksitosin (aşk hormonu) ile o kadar yıkanıyor ki, sistem "Bu kadar sevgi bana fazla, dengeyi bulmam lazım!" diyerek sana o minik "ısırma, sıkma, mıncıklama" dürtüsünü yolluyor.
Bu aslında partnerine verebileceğin en büyük, en sessiz iltifattır. Çünkü bu dürtü, sadece "kendini yanında %100 güvende hissettiğin" ve ruhsal gardını indirdiğin insanların yanında ortaya çıkar. Yani onu ısırmak istemen, öfkenin değil; sevgini kelimelere sığdıramamanın çaresizliğidir.
O yüzden bir dahaki sefere sevgilini dişlemek istediğinde suçluluk duyma. Sadece kalbinin kapasitesini aştığını bil.
Bu yoğun enerjiyi aşkın şifasına dönüştürmek için şu minik niyeti yapabilirsin (İlişkinin frekansını yükseltir):
"Aramızdaki bu yoğun bağı ve sevgiyi onurlandırıyorum. Ruhsal enerjimin taşmasını, ilişkimize neşe ve tutku olarak akıtıyorum. Yanında kendim olabildiğim, maskesiz ve filtresiz sevebildiğim için şükürler olsun. Biz biriz, biz dengedeyiz."
|