Alıntı:
HÂMÛŞÎ Nickli Üyeden Alıntı
Selamün aleyküm,
Yaptığın tasnif, başta İmam-ı Gazâlî olmak üzere klasik kaynaklarda zikredilen çerçeveyle uyumlu ve orucun sadece aç kalmaktan ibaret olmadığını hatırlatması bakımından gerçekten kıymetli.
Kendi nefsime baktığımda şunu dürüstçe görüyorum: avam orucunu bile her gün hakkıyla koruyabilmek ciddi bir dikkat istiyor. Havas seviyesinde sayılan “azaları oruçlu tutma” meselesi ise niyetle başlayıp sürekli murakabe isteyen daha ince bir alan. Havâssü’l-havâs tarafı ise insanın okuyunca yönünü düzeltmesi gereken bir ufuk gibi duruyor; iddia makamı değil, istikamet pusulası gibi.
Bu yüzden ben bu mertebeleri her Ramazan kendimi biraz daha toparlama hatırlatması olarak okumayı daha emniyetli buluyorum. Dil biraz daha tutulabiliyorsa, göz biraz daha korunabiliyorsa, kalp gün içinde birkaç kez toparlanabiliyorsa — bizim için şimdilik en sahih ilerleme bu gibi görünüyor. yeterince samimi olmuşumdur sanırım.
Rabbim tuttuğumuz oruçları hem zahiren hem bâtınen makbul eylesin, niyetlerimizi sahih kılsın. Güzel hatırlatma için Allah razı olsun.
|
Aleyküm selâm,
Katkınız için teşekkür ederim. Özellikle “iddia makamı değil, istikamet pusulası” ifadeniz çok yerinde. Bu mertebeleri konuşurken insanın kendini konumlandırma tuzağına düşmemesi gerçekten önemli. Belki de asıl kazanç, havassü’l-havâs’ı yaşadığını düşünmek değil; ona muhtaç olduğunu fark etmek. Rabbim kalbimizi diri, niyetimizi sahih eylesin.