Bu kıssa bana Hızır aleyhisselâm ile ilgili nakledilen şu menkıbeyi hatırlattı:
Rivayet edilir ki bir zat, Hızır aleyhisselâm ile görüşmeyi çok arzu eder ve bu niyetle uzun müddet riyazet ve arayış içinde bulunur. Büyüklerden birine hâlini arz ettiğinde ona şöyle denir:
“Sen Hızır’ı aramakla meşgulsün; önce Hızır’ın bakacağı hâle gel.”
Bu söz üzerine kişi, dışta arayışı bırakıp nefsini ıslah, edebini muhafaza ve sabır üzere durmaya yönelir. Rivayete göre, hâlini düzelttikten sonra aradığına kavuşması da gecikmez. Bu yolda kapılar çoğu zaman dıştan zorlamakla değil, kulun iç istikametinin düzelmesiyle açılır. Haricî tecelliler ise maksad değil, olsa olsa bir netice olarak görülmüştür.
|