Hâmûşî mahlasını özellikle seçtim.
Zira irfan yolunda büyüklerin ortak nasihati şudur: Hakikate yaklaşan dilini değil, kalbini konuşturur.
Mevlânâ Hazretleri’nin zaman zaman kendisine “Hâmûş” demesi de bu inceliğe işaret eder. Çünkü seyr u sülûkte bir merhale vardır ki, söz çoğaldıkça hâl azalır. İbn Atâullah el-İskenderî’nin de işaret ettiği üzere, bazı hakikatler anlatmakla değil, susup taşımakla korunur.
Bu isim bir iddia değil; bilakis kendime bir hatırlatmadır:
Az konuşmak, çok murakabe etmek ve nasip olursa sözü hâle yaklaştırmak…
Sürç-i lisan ettiysem ehli tashih buyursun.
|