
27.02.26, 12:31
|
 |
MoLLa
|
|
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Râh-ı Nih… •
Mesajlar: 1,107
Forum Puanı: 3220
Etiketlendiği Mesaj: 88 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı
Allah, göklerle yeri yaratmadan elli bin sene önce, mahlukatın kaderini yazdı. Arşı da su üzerindeydi." (Müslim, Kader, 2/16)
Hadis-i şerifinde de bu sıralamayı görmek mümkündür.
Bu bilgilerden şu noktaya dikkat çekmek istiyoruz; ilk yaratılış mefhumu nisbidir. Âlimlerin büyük çoğunluğu, bu nisbiliği nazara alarak konuyu değerlendirmiş ve arştan sonra ilk yaratılan eşyanın kalem olduğunu söylemişledir.(bk. İbn Hacer, a.g.e).
Bir kısım âlimler, ilk yaratılan varlığın Hz. Muhammed (a.s.m)'in nuru olduğu hususunu, aynı nisbiliği esas alarak değerlendirmiş ve önce Hz. Muhammed (a.s.m)'in nuru, sonra su, sonra arş, sonra da kalemin yaratıldığını söylemişlerdir.(bk. Keşfü'l-Hafa, 1/265-266)
Allah, göklerle yeri yaratmadan elli bin sene önce, mahlukatın kaderini yazdı. Arşı da su üzerindeydi." (Müslim, Kader, 2/16)
"Şu gördüğün büyük âleme büyük bir kitab nazarıyla bakılırsa, Nur-u Muhammedî (asm) o kitabın kâtibinin kaleminin mürekkebidir." (Mesnevi-i Nuriye, Habbe.)
Hadis-i şerif ve Mesnevi'deki ibare beraber düşünüldüğünde, Allahu a’lem kalemden maksat kader kalemi olabilir. Nur-u Muhammedî (a.s.m.) ise mürekkebi hükmünde olur. Öyleyse mukadderat olarak ilk yaratılan kader kalemi, makdurat olarak ise Peygamberimiz (a.s.m.)'in nuru olur.
|
Acizane anladığım kadarıyla:
Cumhurun akaid çizgisinde: İlk yaratılanın kalem olduğu görüşü daha kuvvetli kabul edilmiştir.
Nûr-u Muhammedî yaklaşımı: Tasavvuf büyüklerince manevî hakikat ve temsil dili içinde yorumlanmıştır. İki metni uzlaştırma çabası mümkündür; ancak bunu kesin akaid hükmü gibi takdim etmek ihtiyat gerektirir.
|