Alıntı:
Kumru5 Nickli Üyeden Alıntı
Kadir gecesi hesaplamaları doğru mu..Bu sene tahminen kaçıncı gün. Yapılan hesaplara itibar edilir mi
|
tmam Ebû Yûsuf'a nisbet etmiştir.
34. Ramazanın on altıncı veya on yedinci gecesidir.
35. Ramazanın on yedinci veya ondokuzuncu veya onbirinci gecesidir.
36. Ramazanın ilk veya son gecesidir.
37. Ramazanın ondokuzuncu yahut on bir veya yirmi üçüncü gecesidir.
38. Ramazanın birinci, yahut dokuzuncu, yahut onyedinci yahut da yir*mi birinci veyahut ta son gecesidir.
39. Ramazanın yirmi üç yahut yirmi yedinci gecesidir.
40. Ramazanın yirmi bir yahut yirmi üç yahutta yirmi beşinci gecesidir.
41. Kadir gecesi Ramazanın son yedi gününde gizlidir. Merhum Hafız İbn Hacer bu görüşün ayrı bir madde halinde zikretmemiştir. Bu madde ile 30. madde arasındaki fark açıklığa kavuşturulmamıştır.
42. Ramazanın yirmi ikinci yahut yirmi üçüncü gecesidir.
43. Ramazanın ikinci ve üçüncü on günlerinin çift sayılı gecelerindedir.
44. Ramazanın son on gecesinden üçüncü yahut beşinci gecedir.Ancak burada son on gecenin üçüncü gecesinden maksat, yirmi üçüncü gece olabi*leceği gibi yirmi yedinci gece de olabilir. Bu son on geceyi aşağıdan yukarıya veya yukarıdan aşağıya doğru saymaya göre değişir.
45. Ramazanın ikinci yarısının yedinci yahut sekizinci gecesidir.
46. Ramazanın ilk veya son gecesi tek sayılı son gecedir.[ibn Hacer, el-Feth V, 167-171.]
Bu maddelerin bazısını bazısının içerisinde mütalea etmek mümkündür. İbn Hacer bu mevzudaki görüşlerin hepsini nakletmekte fayda görmüş ve sonunda bu görüşler içerisinde 25. maddedeki "Kadir gecesinin ramazanın son on gecesinin tek sayılı gecelerinde olduğu" görüşünü benimsemiştir. Ve Şafiî'ye göre, ramazımn 21. yahut 23. gecelerinde; ulemânın büyük çoğun*luğuna göre de 27. gecede olduğunu ifade etmiştir. Biz de ulemâmızın Kadir gecesine verdiği değeri ve onların bu mübarek gecenin feyzine erişmek için kılı kırk yararcasına gösterdikleri inceliği ve ortaya koydukları görüşleri gös*termek için bu görüşleri 46 madde halinde nakletmekte fayda gördük. Uya*nık bir rnü'min için bu mevzuda uyulması gereken en ince yol ise, îmam Ebû Hanîfe Hazretlerinin beyânına uyarak, her gecenin Kadir gecesi olabileceği*ni düşünüp yatsı ve sabah namazlarını cemaatle kılmaktır. Ve nesellullahe't-tevfik.
Konumuzu teşkil eden Ebû Dâvûd hadisinde Kadir gecesinin alâmeti ola*rak o gecenin sabahında güneşin pırıltısının olmadığı ifâde edilmektedir. Ule*mânın beyânına göre, güneşin bu şekilde ziyâsız ve şuâsız olarak doğmasına sebeb "O gece yeryüzüne inen meleklerin haddinden ziyâde kalabalık oluşu*dur. Böylesine kalabalık ve nuranî bir yapıya sahip bir melâike topluluğu*nun iniş ve çıkışları güneşten gözümüze erişmekte olan her zamanki ışık huzmelerinin gölgelenmesine sebeb ve gözümüze gelmesine engel teşkil ede*bilir. Kıyâmü'l-Leyl sahibi Muhammed b. Nasr, Ubâde b. es-Samit'ten ri*vayet ettiği bir hadise dayanarak Kadir gecesi için şu alâmetleri de saymaktadır: O gece sanki semâda ay varmış gibi parlaktır, berraktır ve sa*kindir. Ne sıcak, ne de soğuktur. Sabaha kadar hiç bir yıldız kayması olayı görülmez.[Nureddin Ali b. Ebi Bekr, el-Heysemî, Mecmeu'z-zevâid, III, 174, 179.]
İbn Ebî Şeybe'nin İbn.Mes'ûd'dan rivayet ettiği: "Güneş her gün şey*tanın iki boynuzu arasından doğar, bundan ancak Kadir gecesi müstesnadır" mealindeki hadis-i şerife göre de o gecenin sabahında güneş şeytanın boy*nuzları arasından doğmaz. Taberanî'nin rivayet ettiği bir hadis-i şerife göre de o gece ağaçların dalları secde etmek için yere iner iner kalkar. Bu alâmet*lerin faydası ise, bu geceye erişenlerin Allah'a şükretmeleri ve gelecek seneki Kadir gecesine de hazırlanmalarıdır.