Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 03.03.26, 17:48
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
HâmûŞî HâmûŞî isimli Üye şimdilik offline konumundadır
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: 𓂃 𝑹â𝒉-ı 𝑵𝒊𝒉… 𓂃
Mesajlar: 1,107
Forum Puanı: 3214
Etiketlendiği Mesaj: 88 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart “Ve Hüve Me‘akum…” Âyetinin Ehlince Anlaşılan Hikmeti

Hadîd Sûresi’nin dördüncü âyet-i kerîmesi, Kur’ân’ın murakabe şuurunu en derin şekilde yerleştiren âyetlerinden biri olarak tefsir ve tasavvuf ehlinin dikkatini çekmiştir. Âyet şöyledir:

هُوَ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوَى عَلَى الْعَرْشِ ۚ يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْأَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنْزِلُ مِنَ السَّمَاءِ وَمَا يَعْرُجُ فِيهَا ۖ وَهُوَ مَعَكُمْ أَيْنَ مَا كُنْتُمْ ۚ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

Meâlen:

“Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş üzerine istivâ eden O’dur. Yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. Nerede olursanız olun O sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.” (Hadîd, 57/4)

Bu âyet üzerinde duran müfessirler, özellikle âyetin tertibine dikkat çekmişlerdir. Önce Allah Teâlâ’nın ilminin kuşatıcılığı zikredilmiş; yere giren, yerden çıkan, gökten inen ve yükselen her şeyin bilinmesi hatırlatılmış; ardından da kulun kalbine doğrudan hitap eden o büyük cümle gelmiştir: “Ve Hüve me‘akum eyne mâ kuntum.”

Ehl-i sünnet âlimleri bu beraberliği hiçbir zaman mekânî veya fizikî bir beraberlik olarak anlamamış; bunun Allah Teâlâ’nın ilmi, kuşatması ve murakabesi ile olan beraberlik olduğunu açıkça beyan etmişlerdir. Bu incelik özellikle akîde kitaplarında hassasiyetle korunmuştur.

Tasavvuf büyükleri ise bu âyeti daha çok murakabe terbiyesinin kalbe yerleşmesi için okumuş ve okutmuşlardır. Onların dikkat çektiği nokta şudur: Kul bu âyeti sadece dil ile tekrar etmekle değil, mânâsını kalbine indirerek okuduğunda, gizlide ve açıkta davranışına bir çekidüzen gelmeye başlar. Çünkü insan, gerçekten gözetildiğini idrak ettiğinde hâl değişir.

Bu âyet özellikle yalnızlık anlarında, nefis muhasebesi vakitlerinde ve gaflet bastığını hisseden kimsenin tefekkürle okuması tavsiye edilmiştir. Maksat çok tekrar etmekten ziyade, kalpte murakabe şuurunu uyandırmaktır.

Rabbim bu âyetin murakabe nurunu kalplerimize yerleştirsin.

Sürç-i lisan ettiysek ehli olanlar tashih buyursun.

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148