Seyyidü’l-İstiğfar ile 60 Saniye
Selamün aleyküm kıymetli kardeşler,
İstiğfarı hepimiz söylüyoruz; fakat bazen dil alışır, kalp geride kalır. Hâlbuki bazı büyükler istiğfar için şunu söyler: “İstiğfar günah saymak değil; kalbin yükünü Hakk’a teslim etmektir. Bu sebeple sayı ve şekle girmeden, sadece istiğfar adabını diri tutan küçük bir hatırlatma paylaşmak istedim.
Bir gün, herhangi bir vakitte… Kimse görmeden, kimse duymadan…
Sadece bir dakika dur. Telefon yok, bildirim yok, acele yok. Bu duayı bir kere, acele etmeden, “okuyup geçmek” için değil hâl ile okumaya niyet ederek söyle.
Resûlullah (s.a.v) buyurmuştur: “İstiğfarın en faziletlisi (Seyyidü’l-İstiğfar) şudur…” diye başlayarak şu duayı öğretmiştir. (Sahih Buhârî)
Seyyidü’l-İstiğfar:
اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ، وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ، أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ، وَأَبُوءُ بِذَنْبِي، فَاغْفِرْ لِي، فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ.
Manası (özeti):
“Allah’ım, Sen benim Rabbimsin; Senden başka ilah yoktur. Beni Sen yarattın, ben Senin kulunum. Gücüm yettiğince ahdine ve vaadine bağlıyım. Yaptıklarımın şerrinden Sana sığınırım. Üzerimdeki nimetini de kusurumu da itiraf ederim. Beni bağışla; zira günahları ancak Sen bağışlarsın.”
Ezberinde yoksa da mesele boşa gitmez: Aynı duruşla sadece “Estağfirullah” de; ama bu sefer şu mânâyla:
“Ya Rabbi, ben bazen kendimi bile taşıyamıyorum… beni kendime bırakma.”
Bu duayı bir kere, acele etmeden; mümkünse gün içinde kısa bir vakitte durup, mânâsını hissederek okumak çoğu zaman istiğfarın ruhunu toparlar.
Bir de küçük bir incelik: İstiğfardan sonra hemen başka şeye geçme. Üç nefes dur. O sessizlikte çoğu insan, içindeki gerginliğin azaldığını fark ediyor. Bu “mucize” değil; kalbin bir anlığına toparlanması.
Sürç-i lisan ettiysek ehli olanlar tashih buyursun.
|