Bu sahada en büyük zarar bazen cehaletten değil, iddianın ilim kılığına sokulmasından geliyor. İnsanlar dikkat çekmek, etki bırakmak yahut bir kitle toplamak için delilsiz sözleri sanki kesin hakikatmiş gibi anlatabiliyorlar. Böyle olunca da korku büyüyor, zihin bulanıyor, hak ile vehim birbirine karışıyor.
Bu gibi konularda ölçü kaybedilmemeli. Her duyulan anlatı ilim değildir, her çok konuşulan şey hakikat değildir. Hele gaybî bahislerde, insanın nefsine en hoş gelen şey kesin konuşmaktır; fakat edep tam da burada başlar. Sahih delil varsa alınır, yoksa “Allahu a‘lem” denir. Çünkü hakikat, dikkat çekme hırsına değil; ölçüye, emanete ve doğruluğa yakışır.
|