Alıntı:
HÂMÛŞÎ Nickli Üyeden Alıntı
Sevgili kardeşim, Kefenin yıllar sonra açıldığında kararmış, dağılmış yahut yanmış gibi görünmesi tek başına cin, büyü veya özel bir istisna sayılmaz. Mezarda kumaşı bozan birçok tabiî sebep vardır: toprak, nem, pH, ayrışma sıvıları ve kumaşın cinsi gibi. İntihar edenler hakkında da ‘kefeni yanar’ diye sahih bir dinî bilgi bilmiyorum. Dinî metinlerin söylediği, intiharın büyük günah oluşudur; mezardaki kumaşın hâlini buna bağlamak doğru olmaz. Edepli söz şudur: Delilsiz yerde korku büyütülmez; Allahu a‘lem denir.”
|
Ölüm büyülerinde gelen varlık genelde kişiyi intihara sürüklediği için iki konu arasındaki benzer noktaya değinmek istedim.
Ama anladım yüksek ihtimalle uydurmadır o halde.
Alıntı:
HÂMÛŞÎ Nickli Üyeden Alıntı
Bu sahada en büyük zarar bazen cehaletten değil, iddianın ilim kılığına sokulmasından geliyor. İnsanlar dikkat çekmek, etki bırakmak yahut bir kitle toplamak için delilsiz sözleri sanki kesin hakikatmiş gibi anlatabiliyorlar. Böyle olunca da korku büyüyor, zihin bulanıyor, hak ile vehim birbirine karışıyor.
Bu gibi konularda ölçü kaybedilmemeli. Her duyulan anlatı ilim değildir, her çok konuşulan şey hakikat değildir. Hele gaybî bahislerde, insanın nefsine en hoş gelen şey kesin konuşmaktır; fakat edep tam da burada başlar. Sahih delil varsa alınır, yoksa “Allahu a‘lem” denir. Çünkü hakikat, dikkat çekme hırsına değil; ölçüye, emanete ve doğruluğa yakışır.
|
Çok güzel açıklama yapmışsınız hayran kalmamak elde değil Allah razı olsun
Alıntı:
Svg Nickli Üyeden Alıntı
Hangi deli uydurdu acaba? Kişi ölmüş, hesap vermeye gitmiş, cin napsın ona?
|
Ne bilim bende inanmak istemedim zaten ama yinede danışmakta fayda gördüm.
Sen hiç duymadınmı bu husus hakkında çok çok fazla söylentiler var.