Tekil Mesaj gösterimi
  #8  
Alt 06.03.26, 23:52
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
HâmûŞî HâmûŞî isimli Üye şimdilik offline konumundadır
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Râh-ı Nih… •
Mesajlar: 1,110
Forum Puanı: 3256
Etiketlendiği Mesaj: 90 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
BAKARA Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Çok doğru tespitlerde bulunmuşsunuz.
Emeğinize sağlık. İnsan bazen kendi cürmünü içinde bulunduğu durumu ve seviyeyi görmüyor yada görmezden geliyor.
Hocalarımızın günlük hayattada başlarına gelen olaylar bunlar. Yalnızca sosyal medya üzerinden değil. Ben hoca olmadığım halde bilgim ilmim olmadığı halde havvas ile ilgilendiğim merak saldığım için ne yazıkki bende aynı sorunları yaşıyorum. Bazen insanlar paylaştıklarımı yalanlıyor yada iftirada bulunuyor bazende eksiktir ehline mahsustur deyincede bir ton azar işitiyorum. Bir iş yapıyorsun bari tam yap diyorlar. Her neyse.
Hocam bu zamana kadar çok şey yaşadım ve gördüm. Bunlara dayanarak söylüyorum.
Cinlerden insanları yine cinler korur.
Ya güçlü bir koruma yaptırın yada ilmi öğrenip kendinizi güvenceye alın.
Geri kalan tüm seçenekler Fasa füso denemediğim kalmadı olmuyor.
Şahit olduğum işe yarayan tek şey kişi abdestli olunca cinler temasta bulunamıyor. Ama musallat olmazlar manasında değil.
Yine en doğru cevabı hocalarımız verecektir.
Bu arada tahassunda etkilidir diyorlar. Bizler musallatlı olduğumuz için yapamıyoruz ama siz yapabilirsiniz musallat yoksa güzel koruma sağlar. Ama yinede büyüden koruyamaz diye düşünüyorum.
Değerli kardeşim müsaadenle yazdıklarına bir not düşeyim istedim ki yerli yerine otursun bazı durumlar. İnsan bazen yaşayarak bazı şeyleri daha sert öğreniyor; bu tarafı doğrudur. Lakin bu bahislerde tecrübeyi ölçünün önüne geçirmek de doğru olmaz. “Cinlerden insanı yine cinler korur” sözü, yaşanmış bazı hâllerden hareketle söylenmiş olabilir; fakat bunu umumî bir kaide gibi koymak isabetli değildir. Zira hakikatte muhafaza Allah’tandır. Abdest, zikir, tahassun, istiâze ve sahih korunma sebeptir; tesiri yaratan ise o sebepler değil, Allah’ın lütfu ve iznidir.

Şunu da ayırmak gerekir: Bir şeyin temasını azaltmak başka, kökten çözmek başka; geçici rahatlama başka, hakikî tahkim başka. Bu yüzden insanlar bazen bir hâli çözüm zanneder ama mesele başka yerden yürümeye devam eder. Onun için ne her anlatılanı inkâr etmek gerekir, ne de her yaşananı mutlak ölçü hâline getirmek. Edepli olan, tecrübeyi küçümsemeden dinlemek; fakat hükmü yine usule, sahih bilgiye ve ehil söze bırakmaktır.

Kısacası, korunmada asıl merci cinler değil, Allah’tır. Sebepler alınır, tahassun yapılır, abdestli olunur, dil ve kalp muhafaza edilir; ama güven, mahlûka değil Hâlık’a bağlanır. Bu çizgi korunursa hem tecrübe yerini bulur, hem söz istikametini kaybetmez.

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148