Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı
Değerli kardeşim, haddimi aşarsam kusuruma bakma; bir iki kelâm edeyim. Doğru bildiğimi iddia etmiyorum. Yanlışım olursa elbette tashih edilir, ben de doğrusunu öğrenmiş olurum. Benim acizane düşüncem “Büyüye büyüyle karşılık vermek haramdır ama yapılanı yapana çevirmek caizdir” denildiğinde, dışarıdan iki ayrı şey söylenmiş gibi duruyor. Hâlbuki işin mahiyetine bakıldığında mesele o kadar kolay ayrılmaz. Eğer ortada yine bâtıl bir yol varsa, buna “geri çevirme”, “yansıtma”, “iade”, “savunma” gibi isimler vermek hükmü kendiliğinden değiştirmez. Şeriatta hüküm çoğu zaman lafza değil, hakikate ve vasıtaya bağlanır.
Ayrıca “karşıdakinin kendi yaptığı hata yüzünden zarar görmesi” şeklindeki ifade de çok kaygan bir ifadedir. Çünkü burada insan çoğu zaman kendi müdahalesini görünmez kılıp, sonucu tamamen karşı tarafa yıkmaya çalışır. Hâlbuki ortada senin de iradî bir tercihin, bir yönelimin ve bir uygulaman varsa, bunu bütünüyle karşı tarafın üzerine yıkamazsın. Bu, fıkhî bakımdan da ahlâkî bakımdan da temiz bir tarif değildir.
Kişi zulme uğradığında kendini meşru yollarla korur, Allah’a sığınır, şerri def etmeye çalışır; fakat zulmün dilini ödünç almaz. Başkasının haramı, sana aynı nev’iden haramı helâl kılmaz.
|
Çok güzel açıklamışsınız.
Tam bir din adamı gibi .
Size ihtilaf edecek kabiliyette ilimde bende yok ama bazı yerlerde sanırım size katılmıyorum.
Büyücüler yaptıkları şey kendi başlarına gelmeden akıllanmazlar.
Onlar büyü yapıp bize sıkıntı verecekler ama biz yalnızca bozmakla yetineceğiz bu durumda büyücüye bir caydırıcılık yansımayacak ve büyücü tam güçle bize saldırmaya devam edecektir.
O benim haneme aileme cin salmaya musallat vermeye ailemi parçalamaya bizi öldürmeye kalkacak ama biz bir şey yapmayacağız.
Vallahi taş olsa çatlar. Ben evliya değilim bana zarar veren insanları bağışlayacak kadar merhametimde yok.
Sizin söylediğiniz tarif ettiğiniz kişi gibi olmak çok isterdim lakin fıtratım buna manidir.