Alıntı:
Aycailikes Nickli Üyeden Alıntı
Tam tersi bence kalkıpta büyü yapıyoruz demiyorum bizde Allahın zikirlerini sizin sayfanızdaki önerileri tecrübe ettiğiniz deneyimlediklerinizi yapmaya çalışıyoruz umutsuzluktan kastım bu o zaman siz de yapmayın maşallah maşallah uygulama deneyim siz söylüyorsunuz biz umutsuz şekilde yapıyoruz diyince İnançsız cinler vs kısmına geçiyoruz
Uygulamaları veya zikirleri veren sizsiniz ben site için söylüyorum sonra cinleri sev musallat ediyorsunuz diye tekrar siz yargılıyorsunuz o zaman bu sitenin amacı ne bana bunu açıklar mısın başkasının iradesine karışmaksa yine Allahın zikirleriyle isimleriyle sevdiğimizle ona olan bağlılığımızla bir şeyler yapmak istiyoruz o yüzden bu siteye giriyoruz değil mi ? Çok ilginç
|
Değerli kardeşim, evvela şu kelimeyi zihninden çıkar: “umutsuzluk.” Çünkü mümin için bu kelime doğru bir yer değildir. Kur’ân’da açıkça bildirildiği gibi, Allah’ın rahmetinden ancak ümidini kesenler uzak düşer. Bir insan çare arıyor, dua ediyor, Allah’ın isimlerine yöneliyorsa zaten ümitsiz değil; bilakis bir kapıyı çalıyor demektir.
Şimdi meselenin özünü sakin şekilde ayıralım.
Bu tür sitelerde paylaşılan zikirler ve uygulamalar çoğu zaman Allah’a yönelmek, kalbi toparlamak, korunmak ve dua etmek içindir. Yani bunların aslı ibadettir. Fakat ibadet ile başkasının iradesine müdahale etmeye çalışma aynı şey değildir. İşte çoğu tartışma burada çıkar.
Bir insan Allah’ın isimlerini okur, dua eder, kalbini temizlemeye çalışır; bunda problem yoktur. Fakat niyet “Allah beni doğruya ulaştırsın” olmaktan çıkıp “ben birinin kalbini kendi istediğim gibi çevireyim” noktasına geldiğinde mesele değişir. Çünkü kalplerin tasarrufu insana değil, Allah’a aittir.
Bu sebeple böyle konularda insanın önce kendine şu soruyu sorması gerekir:
Ben bunu Allah’a yakınlaşmak için mi yapıyorum, yoksa bir sonucu zorlamak için mi?
Eğer niyet Allah’a yönelmekse, zikir de dua da hayırdır. Ama insan kalbini bir sonuca kilitleyip “olmazsa olmaz” hâline getirirse, o zaman zikir ibadet olmaktan çıkıp bir beklenti aracına dönüşebilir.
Velhâsıl mesele site değil, uygulama değil; niyet ve ölçüdür.
Bir insan Allah’a yöneliyorsa ümitsiz değildir.
Bir insan dua ediyorsa kapı kapanmış değildir.
Ama bir insan sonucu zorlamaya çalışıyorsa orada huzur kaybolur.
Bu yüzden en doğru yol şudur:
Allah’ın isimlerini O’na yönelmek için oku; insanların kalbine hükmetmek için değil.
Çünkü kalbi yaratan da, yönelten de Allah’tır.
Ve şunu unutma:
İnsan bir şeyi çok ister diye o şey mutlaka hayırlı olacak diye bir kaide yoktur. Bazen kulun istediği değil, Allah’ın kul için uygun gördüğü hayırlı olur. Gerçek huzur da çoğu zaman burada başlar. Sürç-i lisan ettiysem hakkını helal et kardeşim.