Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı
Değerli kardeşim en genel ölçü şudur: Şer‘e aykırı olmayan, hayra sevk eden, kalpte açıklık ve sükûnet bırakan rüya rahmânîye daha yakın sayılır. Korku, darlık, dehşet, vesvese ve karışıklık doğuran rüya ise şeytânîye daha yakın kabul edilir; zaten sahih hadiste kötü rüya görüldüğünde Allah’a sığınılması, sola hafifçe üflenmesi ve başkalarına anlatılmaması öğretilmiştir. Gündüz çok düşünülen bir mesele, arzulanan bir kişi, korkulan bir iş yahut zihni meşgul eden bir hâl gece aynen veya sembollerle görünüyorsa bu da nefsânîye daha yakındır. Ancak rüyayı hüccete çeviren hiçbir ek unsur yoktur, rüya sadece işaret olabilir, delil olamaz. Sürç-i lisan ettiysem ehil olan kardeşler tashih buyursun.
|
Benim şahsi fikrim ve deneyimlerim rüya olayinin çok daha karmaşık bir hal olduğunu düşündürüyor. Kişi istihareye yatsa ve yahut bir niyet ile dua edip yatsa Hak katından ona ahval vesveseli, karışık karanlık gösterilse bu da Allah tan bildirilen bir rahmet değil midir? O zaman rüyayı şerri değil de rahmani değerlendirmek gerekmez mi?