@
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Değerli kardeşim, “Yed-i tûlâ” diye söylenen şey, bildiğimiz klasik dilde müstakil bir “makam adı”ndan çok, bir sahada kuvvetli vukuf, geniş nüfuz ve ileri derecede maharet ifade eden bir vasıftır. Eski dilde bir kimse için ‘şu ilimde yed-i tûlâ sahibidir’ denildiğinde, o sahada eli uzun, bilgisi köklü ve tasarrufu güçlüdür demek istenir. Yani bu tabir, doğrudan tasavvuftaki makâmat listesi gibi sabit bir mertebe adı değil; daha çok ehliyet ve kudret bildiren bir ifadedir.”
Bu sebeple havastaki ‘makamlar’ ile tasavvuftaki ‘makâmat’ı birbirine karıştırmamak gerekir. Tasavvufta makam denildiğinde, sülûk içinde kazanılan mânevî mertebeler anlaşılır. ‘Yed-i tûlâ’ ise bu çizgide yer alan müşterek ve klasik bir makam ismi gibi durmaz. Daha ziyade, bir kimsenin belli bir ilimde veya sahada temeyyüz ettiğini anlatan bir sıfattır.
Sitemizde ‘yed-i tûlâ makamında’ bir hocamız var mıdır?” sualine gelince: Buna dışarıdan kesin cevap vermek doğru olmaz. Böyle bir hüküm verebilmek için burada bulunan insanları sadece isim olarak değil, şahsen ve yakînen tanımak; ilimlerini, usûllerini, hâllerini ve seviyelerini bilmek gerekir. Malum, öyle bir durum söz konusu değildir. Bu yüzden ‘vardır’ yahut ‘yoktur’ diye konuşmak ilmî değil, tahmin olur.” Ama hepimizin yol göstericisi , büyüğü üstadımız @
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] vardır gelir soruna iki kelam ederse konu da aydınlığa çıkar senin nazarında. Sürç-i lisan ettiysekde doğrusunu öğrenmiş istifade etmiş oluruz.