Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 15.03.26, 12:38
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
HâmûŞî HâmûŞî isimli Üye şimdilik offline konumundadır
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Râh-ı Nih… •
Mesajlar: 1,108
Forum Puanı: 3225
Etiketlendiği Mesaj: 89 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Esmâdan Evvel istikamet

Esmâ ile meşguliyet meselesinin çoğu zaman yalnız sayı, tertip ve netice tarafından konuşulduğunu; buna karşılık işin niyet, edep, istikamet ve kulluk zemininin aynı açıklıkla ele alınmadığını gördüğüm için, bu hususta birkaç mülahazayı derli toplu şekilde paylaşmak istedim. Doğru olan Allah’tandır; hata, eksik yahut tashih gerektiren yerler ise bizim kusurumuzdur.

Malûmdur ki esmâ-i hüsnâ, sıradan lafızlar değil; Allah Teâlâ’ya ait en güzel isimlerdir. Kur’an, O’na bu isimlerle dua edilmesini emreder. Bu da bize daha baştan şunu öğretir: Mesele yalnız isimleri çokça tekrar etmek değil, o isimlerle doğru bir yöneliş kurabilmektir. Kanaatimce burada asıl ihtiyaç, “hangi isim kaç defa okunur?” sorusundan evvel, “bu meşguliyet beni ne kadar doğrultuyor, hangi zeminde taşıyor?” sorusunu sormaktır. Bu seri, tam da bu niyetle; esmâ ile meşgul olan kişinin önce kendisinde düzeltmesi gereken yerlere dikkat çekmek içindir.

Sürç-i lisan edersek affola. Daha doğru bilen kardeşlerimizin tashih ve katkıları da başımız üstünedir. Zira bu gibi bahislerde asıl olan galip gelmek değil, hakkı birlikte aramaktır.



1. Önce isim anlayışı düzeltilmelidir

Esmâ-i hüsnâ ile meşgul olan kimsenin önce düzeltmesi gereken yer, isimlere nasıl baktığıdır. Çünkü Allah’ın isimleri, sadece belli neticelere ulaşmak için kullanılan kelimeler değildir. Kur’an, en güzel isimlerin Allah’a ait olduğunu ve O’na bu isimlerle dua edilmesini emreder. Yani mesele önce isimleri “kullanmak” değil, o isimlerle Allah’a yönelmektir. İsim, evvela marifet kapısıdır; sonra dua ve zikir diline girer. Bu sıra bozulduğunda insan, Allah’ın ismini değil, kendi beklentisini merkeze almış olur.

Bunun için esmâ meşguliyetinde ilk tashih, sayıdan önce mânâ tarafında yapılmalıdır. Bir kimse “el-Alîm” derken Allah’ın her şeyi bildiğini, “el-Basîr” derken kendisinin görüldüğünü, “er-Rahmân” derken rahmetin asıl sahibinin Allah olduğunu kalbine indirmiyorsa, isim dilde kalır, hâle inmez. O zaman tekrar çoğalır; fakat terbiye derinleşmez. Bana göre işin başı tam burada düğümlenir: İsimleri netice anahtarı gibi değil, Rabbimizi tanıtan ilâhî isimler olarak görmek. Zemin düzelirse gerisi de daha sahih yürür.

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148