2. Önce niyet düzeltilmelidir
Esmâ ile meşgul olan kimsenin ikinci olarak bakması gereken yer niyetidir. Çünkü bazen dil Allah’ın ismini anar; fakat kalp Allah’ı değil, neticeyi arar. İnsan dışarıdan zikirle meşgul görünür; ama içten içe bir kapı açılsın, bir hâl gelsin, bir üstünlük hissi doğsun yahut başkalarının dikkatini çekecek bir taraf oluşsun isteyebilir. İşte burada meşguliyet ibadet olmaktan çıkmasa bile saflığını kaybetmeye başlar. Allah’ın ismiyle meşguliyetin kalbinde, önce rıza talebi olmalıdır; netice varsa da Allah’ın takdiriyle olur, yoksa kul yine kulluğundan geri dönmez.
Bu sebeple niyet meselesi, başta bir kere kurulup bırakılacak bir şey değildir. İnsan bu yolda niyetini dönüp dönüp yoklamak zorundadır. “Ben gerçekten Allah’a mı yöneliyorum, yoksa kendi arayışıma mı?” sorusu ihmal edilirse, isimler artar ama içteki açıklık artmayabilir. Bana göre esmâ meşguliyetinin en sessiz bozulmalarından biri de budur: kişinin Allah’ın ismini anarken fark etmeden kendi nefsini beslemeye başlaması. Onun için niyet, bu yolun başında duran ilk bekçilerden biridir.
|