6. Önce gündelik hayat düzeltilmelidir
İnsan yalnız zikir meclisinde değil, günlük yaşayışında da kim olduğunu belli eder. Gündelik hayatta kırıcı, aceleci, dağınık, ölçüsüz ve sorumsuz olan bir kimsenin, belli vakitlerde esmâ ile meşgul olup sonra aynı dağınıklığa dönmesi ciddi bir çatlak işaretidir. Çünkü ilâhî isimlerle temas, insanda en azından bir toparlanma, bir dikkat ve bir iç denge doğurmalıdır. Gündelik hâl bunun tersini söylüyorsa, kişi biraz durup kendine bakmalıdır.
Bana göre esmâ meşguliyetinin hakikati, yalnız özel vakitlerde değil, sıradan anlarda da insana tesir etmesidir. Sofrada, konuşmada, öfkede, bekleyişte, borçta, aile içinde ve yalnız kaldığında insanın tavrı değişmiyorsa, burada eksik kalan bir taraf vardır. Bu söz, “hiç kimseye faydası olmuyor” demek değildir; fakat meşguliyetin insanın gündelik hâline inmeye başlaması gerekir. Aksi hâlde isimler yukarıda kalır, hayat aşağıda kalır; ikisi birbirine tam temas etmez.
|