7. Önce netice hırsı düzeltilmelidir
Esmâ ile meşguliyetin en sessiz bozulmalarından biri, neticeyi ibadetin önüne geçirmektir. İnsan bazen Allah’ın ismini anıyor görünür; fakat içten içe asıl meşgul olduğu şey, ne zaman sonuç alacağıdır. “Kaç günde olur, niçin olmadı, ne zaman açılır?” dili öne çıktığında, zikir yavaş yavaş kulluk dilinden çıkıp deneme diline yaklaşır. Bu da meşguliyetin ruhunu zedeler. Çünkü kul, Allah’ın ismini Allah için anmaktan uzaklaşıp, ismi kendi talebinin vasıtası hâline getirmeye başlar.
Elbette insan ister, dua eder, talepte bulunur; bunda bir yanlış yoktur. Yanlış olan, neticeyi merkeze koyup ibadeti onun gölgesine düşürmektir. Bana göre burada ölçü şudur: İsimlerle meşguliyet, insanı Allah’a yaklaştırıyor mu, yoksa sadece sonucu bekleyen gergin bir hâle mi sokuyor? Eğer ikincisi ağır basıyorsa, kişi biraz durup meşguliyetinin yönünü yeniden tartmalıdır. Çünkü netice hırsı arttıkça huzur azalır; huzur azaldıkça da isimlerin mânâsı kalpte daha az yer eder.
|