
15.03.26, 21:15
|
 |
Vefalı Üye
|
|
Üyelik tarihi: 18.09.24
Bulunduğu yer: Oda
Mesajlar: 4,527
Forum Puanı: 1944
Etiketlendiği Mesaj: 169 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı
Gecenin gizli bırakılmasındaki hikmet, kulluğu bir tek geceye hapsetmemek, son on geceyi diri tutmak ve mümini arayış hâlinde bırakmaktır. Yani burada gizlilik; terbiye ve hikmettir.
Diyanet’in resmî fetva metni de tam olarak bunu söyler: 27. gece genel kabul görmüştür, ama son on günün tek geceleri ve son yedi geceyle ilgili farklı rivayetler de vardır; bu sebeple son gecelerin tamamını Kadir gecesiymiş gibi değerlendirmek tavsiye edilir.
Diyanet’in her sene “Kadir Gecesi şu gece” diye duyuru yapmasına gelince, bunu “gaybı kesin ilan” gibi anlamamak gerekir. Diyanet bir yandan resmî fetvada gecenin kesin olarak tayin edilmediğini, farklı sahih rivayetler bulunduğunu söylüyor; öbür yandan toplumsal ibadet düzeni, cami programları ve dinî takvim için ümmette güçlü kabul gören 27. geceyi esas alıp ilan ediyor. Yani yaptığı şey, “kesin olarak budur” demek değil; amelî takvimde güçlü görüşü öne çıkarmaktır. Bu yüzden sahih ve dengeli sonuç şudur: Kadir gecesinin gizli oluşu sünnetle sabittir; 27. gece en kuvvetli ihtimallerden biridir; fakat asıl sünnet, Ramazan’ın son on gecesini gevşetmeden ihya etmektir. Bir geceyi bulmaktan daha büyük iş, o arayışın insanı hakikate, edepe ve sebatlı kulluğa taşımasıdır.
|
Bunu merak ediyordum. Teşekkür ederim. ⚘
__________________
Taşı havaya atıp kafasını altına tutana ne olur? To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
|