Arkadaşlık ettiğin ve seninle arkadaşlık eden herkese mertebesinin gerektirdiği
şekilde muamele eyle. Şu halde Allah'la, rablığını ikrar etmek suretiyle verdiğin sözü
eksiksiz yerine getirerek muamele et. Resullere uymakla muamele et. Meleklere temizlikle
muamele et. Hz. Nebî aleyhisselâmın şu sözü de buna işarettir: "Ey Ali! Yemeğe tuzla
başla, tuzla bitir. Çünkü tuz yetmiş hastalığın şifasıdır. Bunlar arasında delilik, cüzam,
alaca hastalığı, diş ağrısı ve karın ağrısı vardır. Ey Ali! İçeri girdiğin zaman: Bismillah ve
billah (Allah'ın adıyla ve Allah ile). Eşhedu en la ilahe illallah ve eşhedu enne
Muhammeden ab-duhu ve resuluh" de. O zaman Allah buyurur ki: İnsanlar gafil oldukları
bir sırada kulum beni andı."
Şeyhlerden biri şöyle anlatır: Şeyhime, bana tavsiyede bulun, dedim. Dedi ki:
"Oğlum! Kapıyı kapat, sebepleri kes, Vahhab olan Allah'la otur. O seninle arada perde
olmaksızın konuşur."
Şeyhlerden birine sorulmuş: En sevdiğin ihvan hangisidir? diye, o da şu cevabı
vermiş: "Sürçmelerimi affeden, açığımı kapatan ve gerekçelerimi kabul eden."
Yüce Allah Musa'ya (a.s.) şöyle vahyetti: Yükseklerde tek başına uçan, ağaçların en
uçlarındaki meyveleri yiyen, berrak sulardan içen, gece bastırınca bir mağaraya sığınıp,
benimle ünsiyet kurup bana isyan edenlerden uzaklaşan kuş gibi ol."
Kimin içi güzel olursa Allah onun dışını da güzel yapar. Ahiretini ıslah edenin Allah
dünya işlerini de ıslah eder.
Kendisiyle Allah arasındaki ilişkilerini ıslah eden in Allah, onunla diğer insanların
arasını ıslah eder. Ebu Hazım el-A'rac'a soruldu: Aklından hangi düşünce geçer? Dedi ki:
Allah'tan razı olmak ve insanlardan müstağni olmak.
Harun er-Reşid, bozduğu bir yeminin kefareti olarak yaya hacca gitti. Yolculuk
esnasında sık dallı ağaçların gölgesinde dinlenirdi. Bir yerde dinlenirken Behlul oradan
geçti ve şöyle dedi:
Diyelim ki dünyada bolluk içinde yaşadın
Ölüm sana gelmeyecek mi?
Ey dünyanın talibi olan!
Bırak dünyayı, istediği gibi davransın sana
Nereye kadar dünyanın talibi olacaksın
Bir ağacın gölgesi sana yeteceği halde
Doğru (isabetli, hatasız, şeriat ve adalete muvafık) yolu izleyen, muradın
künhüne varır.
Doğrusunu Allah herkesten daha iyi bilir.
Şeyhu’l Ekber
MUHYİDDİN İBN. ARABÎ K.S.
KAYNAK: KİTABU’L VASİYE....
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ
|