Tekil Mesaj gösterimi
  #29  
Alt 17.03.26, 21:56
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
HâmûŞî HâmûŞî isimli Üye şimdilik offline konumundadır
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Zû Tuvâ •
Mesajlar: 1,110
Forum Puanı: 3262
Etiketlendiği Mesaj: 90 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Türkiye’nin İsrail’le savaşa girmemesi gerektiğini anlamak için haritaya bakmak yeter. Çünkü bu, ortak sınırı olan iki devletin sınır hattında vereceği bir harp değildir. Cephe, İsrail sınırında değil; kalkış anında başlar. Türkiye açısından ilk cephe, Doğu Akdeniz’in hava ve deniz şerididir. Ortada kara bağlantısı yoktur; arada ya deniz hattı vardır ya da üçüncü ülkelerin hava sahaları. Haifa–İskenderun kuş uçuşu yaklaşık 435 km, Haifa–Antalya yaklaşık 600 km; Mersin–Haifa deniz hattı da yaklaşık 252 deniz mili / 466 km’dir. Yani “girmek” denilen şey, tank yürütmek değil; uzak mesafeli, deniz ve hava ağırlıklı, süreklilik isteyen bir sefer açmaktır. Böyle bir cephede asıl yük, ilk temasta değil; ikmalin, sortinin, deniz emniyetinin ve hava sahası idaresinin sürdürülebilirliğinde çıkar.

İkinci mesele şudur: Bu savaşın yolu boş bir koridordan geçmez. Doğu Akdeniz hava-deniz resmi; Kıbrıs sahası, Suriye-Lübnan hattı, uluslararası trafik koridorları ve bölgedeki yoğun askerî gözetleme yüzünden zaten sıkışıktır. Nitekim Türkiye’nin Ulaştırma altyapı makamları, 2026 başında ABD-İsrail saldırıları sonrası İran, Irak, İsrail, Suriye ve Körfez çevresinde değişen seviyelerde hava sahası kısıtları ve kapanmalarını duyurdu. Yani daha savaş başlamadan bile bölge hava resmi karışıktır. Bu şartlarda Türkiye’nin doğrudan İsrail’le savaşa girmesi, yalnız karşı tarafla değil; uçuş serbestisi, hava koridoru, deniz hattı güvenliği ve siyasi meşruiyet problemiyle aynı anda boğuşması demektir. Kurmay aklıyla bakıldığında böyle bir cephe, öfkeyle açılmaz; çünkü açıldığı anda yalnız ateş değil, lojistik zincir de sınanır.

Üçüncü nokta, devlet aklının en sert yeridir: Her savaş askerî olarak mümkün olsa bile siyasî olarak doğru değildir. Türkiye bugün doğrudan savaşa girmeyi değil, bölgesel savaşın dışında kalmayı ve diplomasiyi zorlamayı hedeflediğini en üst ağızdan söylüyor. Hakan Fidan, Türkiye’nin önceliğinin çatışmaya bulaşmamak olduğunu açıkça ifade etti. Bunun sebebi korku değil; çıkar hesabıdır. Çünkü İsrail’le doğrudan savaş demek, yalnız Tel Aviv’le çatışma demek değildir; Doğu Akdeniz’deki bütün denklemleri, Washington hattını, NATO tartışmalarını ve savunma sanayii dosyalarını da aynı anda ateşe atmak demektir. Üstelik NATO’nun 5. maddesi de halkın sandığı gibi otomatik bir “hep birlikte savaşa giriş” maddesi değildir; saldırıya uğrayan müttefike her ülke gerekli gördüğü şekilde yardım eder. Yani Türkiye’nin kendi açacağı bir cephe, otomatik olarak herkesin aynı saf ve aynı ölçekte savaşa gireceği anlamına gelmez.

Türkiye’nin İsrail’le savaşa girmemesi gerektiği, zayıflıktan değil; coğrafya, cephe yapısı, ikmal gerçeği ve siyasî hedef yokluğundan anlaşılır. Ortak sınır yok; doğrudan kara cephesi yok; açılacak cephe, deniz ve hava hattında başlıyor; bu hattın taşınması ise sadece ilk darbeyi değil, uzun süreli sürdürülebilirliği gerektiriyor. Devlet, duyguyla değil menzil, maliyet, meşruiyet ve sonuç hesabıyla karar verir. Kurmay gözüyle bakınca mesele nettir: cephe açmak kolay cümledir; cephe taşımak ayrı bir devlettir. Bugünkü tabloda Türkiye’nin yaptığı şey, doğrudan harbe girmek değil; yangının içine atlamadan caydırıcılığını, savunmasını ve diplomatik manevra alanını korumaktır. Bu, duygusuzluk değil; harp ciddiyetidir.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148