Tekil Mesaj gösterimi
  #3  
Alt 18.03.26, 11:23
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
HâmûŞî HâmûŞî isimli Üye şimdilik offline konumundadır
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: ❂ Hadd-i Kelâm ❂
Mesajlar: 1,107
Forum Puanı: 3190
Etiketlendiği Mesaj: 88 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

El-Vesm: Ezel olanla ebede cari olan özellik, sıfat.

Ez-Zevaid: Gabya iman ve yakin fazlalığı.

El-Hıdır: Bununla bast (açılma) hali ifade edilir.

El-Ye's: Bununla kabz (tutulma) hali ifade edilir.

El-Gavs: Ayniyle zamanın bir tanesidir. Ancak vakit geldiğinde onun inayetine iltica
duygusu verilir.

El-Vakıa: Hangi yolla olursa olsun, hitap ya da misalle o alemden kalbe varit olan
şey.

El-Anka: Yüce Allah'ın içinde yine kendisi aracılığıyla alemin bedenlerini açtığı hava.

El- Varka: Küllî nefis. Levh-i Mahfuz.

El-İkab: Kalem. Akl-i evvel (İlk akıl)

El-Gurab: Küllî cisim.

Eş-Şecere: İnsan-i Kamil.

Es-Semseme: İbareden sızan ince marifet.

Ed-Durretu'l Beyda (Beyaz inci): Akl-i Evvel.

Ez-Zumurrud (Zümrüt): Küllî nefis.

Es-Sebhe: Heba. Rüzgarın savurduğu toz.

El-Harf: Dil. Hakkın sana hitap ederken kullandığı ibareler.

Es-Sekine: Gaybin inişi esnasında içinde hissettiğin mütmainlik hali.

Et-Tedani: Mukarrebinin (Allah'a yakın olanların) miracı.

Et-Tedella: Mukarrebinin inişi. Ayrıca tedani sırasında hakkın onlara inişi anlamında
da kullanılır.

Et-Terakki: Hallerde, makamlarda ve marifetlerde intikal etme.

Et-Telakki: Haktan sana varid olan şeyleri alman.

Et-Tevella: Ondan kendine dönmen.

El-Havf (korku): Geçmişteki menfi şeylerden sakınman.

Er-Reca (umut): Gelecek ümidi, beklentisi.

Es-Saik (Bayılma): Rabbani tecelli esnasında fena bulma.

El-Halvet: Arada melek veya başka biri olmaksızın gizlici hak ile konuşmak.

El-Cilve: Kulun halvetten ilâhî özelliklerle çıkması.

El-Mahda'(aldanma yeri): Kutbun vasıl olmuş fertlerden gizlendiği yer.

El-Hicab: Matlubunu gözünden gizleyen, perdeleyen şey.

En-Nevale (Misafire takdim edilen ilk lokma): Fertlere (efrad denilen zatlar) has
hil'atlar. Mutlak Hil'at anlamında da kullanılır.

El-Ceres (Zil): Hitabın bir tür zorlamayla icmal edilmesi.

El-İttihad (Birleşme): İki zatın bir olması. Bu ancak sayıda olabilir. O da haldir.

El-Kalem: Tafsil bilgisi.

El-Enaniyet (Benlik): "Ben" demen.

En-Nun: İcmal ilmi.

El-Hüviyet: Gayb alemindeki hakikat.

El-Levh: Bilinen bir sınıra kadar ertelenmiş tedvin ve yazı mahalli.

El-Aniye (kap): İzafe yoluyla elde edilen hakikat.

Er-Ruhune (hafiflik/düşüncesizlik): Tabiatla beraber olma, ötesine geçememe.

El-İlâhîyye: Beşere nispet edilen tüm ilâhî isimler.

El-Hatem: Ariflerden bazılarının kalblerinin üzerindeki hakkın alameti.

Et-Tab'u: Her şahısla ilgili olarak önceden malum olan bilgi.

El-Aliye: Bir meleğe veya ruhaniye izafe edilen tüm ilâhî isimler.

El-Menesse (Gerdek evi): Düğünlerin, ziyafetlerin düzenlendiği mekan. Ruhanî
tecellileri.

Es-Siva: Öteki, (Allah'tan) başkası.

El-Cesed: Ateş veya nur menşeli bir cisimde zuhur eden her ruh.

En-Nur: Kevni kalpten kovan her ilahî vürut.

Ez-Zulmet (Karanlık): Bzzat bilme için kullanılır. Çünkü bu bilgiyle beraber başkası
keşfedilmez.

Ed-Diya (Ziya, ışık): Hakkın gözüyle aynları görme.

Ez-Zillu (gölge): Hicabın gerisinde rahatlığın varlığı.

El-Kişr: Muhakkik'in özünü kendisine tecelli eden şeylerin etkisiyle bozulmaktan
koruyan her ilim.

El-Lubb (öz): Kevnle ilgili olan kalplerden saklanan ilimler.

El-Umum: Sıfatlar hususunda vaki olan ortaklık.

El-Husus: Her şeyin tekliği.

El-İşaret: Kalbin huzuru ile birlikte yakınlıkla beraber olduğu gibi uzaklıkla da beraber
olur.

El-Gayb: Hakkın kendisiyle ilgili değil, seninle ilgili olarak senden gizlediği her şey.
Alemu'l emr (emir alemi): Haktan bir sebep olmaksızın var olan varlıklar. Melekut
karşılığı olarak kullanılır.

Alemu'l Halk (Halk/yaratma alemi): Bir sebep neticesinde var olan varlıklar alemi.
Şehadet (görünen) alemi anlamında kullanılır.

El-Arif ve'l Ma'rife( Arif ve Marifet): Rabbin kendisini gösterdiği ve bunun neticesinde
üzerinde bir takım haller zuhur ettiği kimseye arif, onun haline de marifet denir.

El-Alim ve'l İlm (Alim ve ilim): Allah'ın uluhiyetini ve zatını gösterdiği ve üzerinde
herhangi bir hal izhar etmediği kimseye alim, onun haline de ilim denir.

El-Hak: Allah ile ilgili olarak kulun üzerine vacip olan şey ve hakkın kendisi için
gerekli kıldığı şey.

El-Batıl: Yokluk.Adem.

El-Kevn: Varlık sahibi her olgu.

Er-Rida: Hakkın sıfatlarıyla zuhur etme.

Er-Reyn (Kaim örtü) : Eşyada itidal mahalli.

El-Kemal: Sıfatlardan ve sonuç ve etkilerinden münezzeh olma.

El-Berzah: Manalar alemiyle cisimler alemi arasında görülen alem.

El-Ceberut: Ebu Talib'e göre demektir. Bir çoğu ise orta alem duğunu söylemiştir.

El-Mülk: Görülen maddi alem.

El-Melekut: Gayb alemi.

Maliku'l Mülk: emrettiği şeylere dayalı olarak kula karşılığını verme makamında Hak
taala.

El-Muttali: Kevn âlemine bakış. Hakkın gözüyle bakan.

Hicabu'l İzzeti (İzzet perdesi): Körlük ve şaşkınlık hali.

El-Misl (Benzer): İnsan. İnsanın yaratılışına esas olan suret.

El-Arş: Mukayyet isimlerin istiva ettiği yer.

El-Kursi: Emir ve yasak yeri.

El-Kıdem (öncesizlik, ezel): Hak ilmi kapsamında kul ile ilgili olarak sabit olan şey.

El-İyd (bayram/yıldönümü): Amellerin tekrarlan-masıyla kalbe tekrar dönen tecelliler.

El-Had: Seninle onun arasındaki fasıl, aralık.

Es-Sıfat: Anlamın gerektirdiği nitelik. Alim gibi.

En-Naat: Nispetin gerektirdiği nitelik. Evvel gibi.

Er-Ru'yet: Onu olduğu yerde gözle görme, basiretle değil.

Kelimetu'l Hadra (huzur sözü): Kun (ol) kelimesi.

El-Lusun (Lisanlar/diller): İlâhî açıklamanın ariflerin kulağına ulaşmasında kullanılan
araç.

El-Huve (O): Müşahedesi sahih olmayan (görülmesine imkan bulunmayan) mutlak
gayb.

El-Fehvaniye: Hakkın misal aleminde bizzat yüzleşme yoluyla gerçekleştirdiği hitap.

Es-Seva (Benzer/denk): Hakkın halkta ve halkın hakta gizlenmesi.

El-Ubude (ubudet): Kendini rabbine gösteren kimsenin makamı ubudettir.

El-İntibah (Uyanma):Hakkın inayet yoluyla kulu sevketmesi.

El-Yakaza (Uyanıklık): Hakkın sevketmesi esnasında Allah'ın muradını anlama.

Et-Tasavvuf: Zahiren ve batmen şeriatın adabına riayet etme. Bu, ilâhî ahlaktır.

Güzel ahlaka sahip olmaya ve kötü, bayağı ahlaktan uzak durmaya da denir.

Et-Tecelli: İlâhî ahlakla vasıflanma. Bize göre, kulluk ahlakıyla vasıflanma. Bu tanım
daha doğrudur. Çünkü daha tamam ve daha temizdir.

Sırru's Sırri (Sırrın sırrı): Hakkın kuldan ayrı olarak tek başına bildiği hakikat.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148