Tekil Mesaj gösterimi
  #3  
Alt 19.03.26, 12:01
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
HâmûŞî HâmûŞî isimli Üye şimdilik offline konumundadır
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: ❂ Hadd-i Kelâm ❂
Mesajlar: 1,101
Forum Puanı: 3169
Etiketlendiği Mesaj: 88 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Şehadet Seması/ Üçüncü Sema (Yusuf)

Salik der ki: Cemal seması, celâl madeni önüme açıldı. Kapı açıldı ve bana selam
verildi. Ümmetinin dizginleri bana sevkedildi, teslim edildi. Memleketin sarayında oturana,
şehrin reisine yöneldim. Sarayın ortasında bütün mensupları gördüm. Kapıdaki hizmetçiye
yanaştım, ne haber var? Bu büyük toplantı nedir? diye sordum. Dedi ki: Bir nikah akdedildi,
gördüğün bir düğündür.

Ondan içeri girmek için izin istedim, izin verdi. Korkmadan ve gevşeklik göstermeden
içeri girdim. İlk önce ben selam verdim. Derhal selamımı aldı. Utanma kanatlarım büzüldü.
Gelin örtüsüne bürünmüştü. Önümüze perdelerini indirmişti. Ayaklarımın üzerine dikildim.
En güzel isimleri olanı zikretmeye başladım. İki yay veya daha yakın olana salat ve selam
okudum sonra. Ardından hoş kokulu ve kapsamlı övgülerle bu mahallin sahibini andım.

Dedim ki: Merhaba, bu mutlu zifafa, bu övgüye değer güzel intizama. Ki kalplerin
sırlarını kaplamış, bütünüyle doldurmuştur. "Özlemle beklediğine hoş geldin" dedi ve onu
mamur kıldı. Kızların efendisi, karanlıkların aydınlatıcısı. Ki Babili büyüledi ve onları
güzellik oklarına tuttu. Onu mülkler arasında bir mülk gibi görmedim. Felek perdelerinin
sütun arşının üzerine indirilmesi gibi de görmedim. Köklü bir şerefe dikkat çeken bir şeref,
üstünlük bahşederek saadet verdiği türden bir kalıcı bir mutluluk olarak da görmedim. Ya
da arzunun sürekliliğini ilan eden bir nisbet de değildir. Koç burcuna yakınlaşması güneşin,
ne mutlu! Yakınlaştığı mutluluklardan ötürü. Birbirine komşu güzellik parçalarına eklendi,
parlak ululuk aylarıyla bütünleşti. Çünkü iyi kadınlar iyi erkekler için, iyi erkekler de iyi
kadınlar içindir. Mutluluklar size, ne kârlı bir alışveriş. Mübarek ve salih bir durum. Gıpta
edilmeye layık bir beraberlik. İrtibat için uygun bir zemin. Selam ve güven içinde bir giriş.
Düzenli yaşama ve evlatlar müjdesi. Allah'ın salat ve selamı efendimiz Hz. Muhammed'e,
ehlibeytine ve bütün ashabının üzerine olsun, alemlerin rabbi olan Allah'a hamdolsun.
Salik der ki: Sözlerimi tamamladığımda, salat ve selam okuyarak konuşmamı bitirdiğimde,
perde birazcık kımıldar gibi oldu. Bir ses geldi ki, hastanın yüzüne vuran meltem gibiydi.
Şöyle dedi;

Gelini Zehra olan, kuşkusuz
İkizler burcunu taç olarak giymiş başına, şi'ra yıldızı da ayakkabısıdır
Ey bağın mis kokulu gülü
Zehra'nın yüceliğine denk başka bir çiçek var mı?

Salik der ki: Ona dedim ki: Seni tanıdım, az önce seni niteledim ve sıfatlarını sayıp
döktüm. Şu efendinin makamını bana göstermeni, ondan haber vermeni, kusurlarını ve
üzüntülerini bana söylemeni istiyorum.

Dedi ki: Ey zarif, taze ve yabancı kişi! Sana feda olayım, ey talip ve ey güzel adam!
Tam yerine düştün, bu işin uzmanının yanında durdun. Fakat idrak edilemez bir gaye
sordun, ilim olarak sahip olunamayacak, kuşatılamayacak bir hususa dokundun. Bu
yüzden anlayışın kadarını sana göstermem gerekti. İlminin kapsamında olması takdir
edilen kadarını kavramaya seni muvaffak kılmam lazım geldi. Sonra perdesinin gerisinde,
örtüsünün arkasında olana işaret etti.

Dedi ki: Bu eminler eminidir, binanın taşıyıcısı, Zehra'nın kocasıdır. Lahutlar ona
gösterildi, nasutlar onun için yakıldı. Aşkla ona yöneldiler. Mülk ve köle olarak onun emrine
girildi. Ama o yüzünü çevirdi, sırtını döndü. Hasta etti, ama hastalanmadı. Daha fazlasını
istemeye yöneldi. Zihinleri büyüledi, dinleri tatil etti. Uzak yakın her düşman için bir intikam
kılıcıydı. Yakın veya uzak her seven için de bahşedilmiş bir nimetti. Yıldızların zühresi ona
secde etti, gelip geçen kafilelerin kalplerine korku saldı. Bütün mülk, anahtarlarını,
hakimiyetini ona verdi, zenginliklerini ve ürünlerini ona bahşetti, memleketin yönetiminin
halifeliğine sahip kıldı. Ama sözünü ve zimmetini bozmadı. Memleketini her zaman güzel
bir şekilde yönetti. Fikrin dosdoğru neticeleriyle kaim oldu. Derken devlet dimdik ayağa
kalktı, ufuklarının ve bölgelerinin genişliğine ve uzaklığına rağmen her tarafı iyiliklerle
doldurdu. Kuvvetinin ve güçlerinin arasında göz alıcı bir güneş gibi doğdu. Zamanın
biriciği, asrının eşsizi. Mülkünün tam ortasında. Mülkünün dışında tek bir şey
görmemektedir. Onu görmek parlaklıktır, onu yitirmek körlüktür. Der ki: Garip bir şey
işittim. Derken dördüncü semayı kesbetmek için veda ettim. Bir yol aramaya koyuldum.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148