Nur Nefesleri İşaretlerinin Münacatı...
Nur Nefesleri İşaretlerinin Münacatı / Farklı sırları Ayıklama
Bismillahirrahmanirrahim
Allah'ın salat ve selamı efendimiz Hazreti Muhammed'in, ehlibeytinin ve ashabının
üzerine olsun.
Salik der ki: Sonra bana, "ben" içinde "ben" hakkında ne diyorsun? dedi. Dedim ki:
Arzu ve temenni, ümitsizlik ve tutsaklık varlığı.
Dedi ki: "O"(Huve) ve "O"(Zalike) hakkında ne dersin? Dedim ki: İkisi de Malik'in
sıfatlarıdır; biri gayb, biri huzur, biri karanlık, biri nur, biri örtü, biri perdedir.
Dedi ki: Cisimlerin birleşmesine, kaynaşmasına ne dersin? Dedim ki: Cisimlerin
kaynaşması, ruhanî kaynaşmanın sonucudur. Dedi ki: Doğum ve tenasül için ne dersin?
Dedim ki: Kavuşmanın ve ayrışmanın sonucudur.
Dedi ki: Berzah hayatı hakkında ne dersin? Dedim ki: İlâhî bir hayattır. Dedi ki:
Oradan geri dönüş ondan daha mı iyidir? Dedim ki: Ondan geri dönmek sahih değildir.
Onun hakkında böyle konuşulmaz da. Geri dönüş ancak dünya ile ahiret arasında bir çukur olarak belirlenen ilk berzah için geçerlidir.
Dedi ki: Dönüşün başlangıca yönelik olması sahih olur mu? Dedim ki: Adil hikmette
böyle bir şey olmaz. Dedi ki: Zürriyetlerin babalarının sırtından çıkarılması zamanını
düşünüp anladın mı? Ona dedim ki: Mehirde bulunan ilk şahit bendim, nasıl anlamam?
Dedi ki: Bundan önce ikinci bir misak bilir misin? Ona dedim ki: İlk yakın varoluşta
gerçekleşti. Dedi ki: İki misak görüyorum. Dedim ki: Bunlardan başkası olmaz.
Ademî İşaretler
Salik der ki: Sonra bana Adem'in (a.s.) dilinden hitap etti. Bana dedi ki: Ey çocuk!
Nereden geliyorsun? Melekler: şuhut halindeki fesat ile geldi. Dedim ki: Varlığının
kendisinden. Dedi ki: Melekler neden isimleri bilemediler? Dedim ki: Çünkü onlar hep semada idiler.
Dedi ki: Peki niçin Ona secde ettiler? Dedim ki: Çünkü tayininin sahih olduğunu
gördüler. Dedi ki: Secde etmekten yüz çevirip büyüklenen niçin yüz çevirdi? Dedim ki:
Çünkü çamur boyutu Onun parlak nurunu perdeliyordu. Dedi ki: Niçin yıldız olmadı da
ağaç oldu? Dedim ki: Ortaya çıkan ayrılıktan dolayı. Dedi ki: Onu aynı sudan beslemiyor
muyduk? Dedim ki: Evet, ama görünürde bazısı bazısından üstün kılınmıştı. Dedi ki: Adem
masum olduğu halde niçin yasağı çiğnedi? Dedim ki: Bu hikmetin açık olmasından dolayı.
Dedi ki: Avret yerlerinin açığa çıkmasının sırrı nedir? Dedim ki: Olabilecek amaçlarını
bizzat gözlemlemeleri için. Dedi ki:Peki niçin avret yerlerinin üzerini cennet yapraklarıyla
örtmeye başladılar? Dedim ki: Başkalarının mülahazasına karşı koruyucu bir kalkanları
olsun diye. Dedi ki: Bu ikisinin varlıktaki benzerleri nedir? Dedim ki: Kalem ve gözlemlenen levhtir.
Dedi ki: Niçin sadece Adem günahla suçlandı, eşi değil? Dedim ki: Çünkü eşi onun
küllünden bir cüzdü. Dedi ki: Niçin nimetler onlardan alı-kondu? Dedim ki: Kullukları sabit
olsun diye. Dedi ki: Ayaklarının kayması niçin Şeytana izafe edildi? Halbuki buna gücü
yetmezdi? Dedim ki: Çünkü sen şeytanı görünür alemde eksikliğin sıfatı ve hüsranın delili
kılmışsın. Dedi ki: Niçin bu dünyada bazısını bazısına düşman kılmıştır? Dedim ki: Senin
desteğinle müstağni olsunlar ve muhtaçlıkları gerçekleşsin. Senin celâlin aziz ve kahhar
sıfatıyla tekleşsin. Dedi ki: Yüce kelimeleri öğrenmesiyle birlikte niçin onun tevbesini kabul
ettim? Dedim ki: Çünkü o bu kelimeleri rububiyet huzurundan öğrendi.
Dedi ki: Niçin Oğullardan birinin kurbanı kabul edildi, diğe-rininki kabul edilmedi? Dedim ki:
Çünkü sen ikisini, Adem'in oğullarının aslı kıldın. Onlar iki ayrı kabzadan var olmuşlardı.
Bu yüzden birinin rızaya, öbürü-nünse hüsrana has olması kaçınılmazdı. Dedi ki: Niçin
karga onun öğretmeni oldu? Dedim ki: Çünkü sen ona karanlık geceden bir elbise
giydirdin. O da fiil ve hal olarak ona ilim verdi. Kabrin karanlığından ona bir elbise giydirdi.
Dedi ki: Niçin onu yaratmasını iki eline nispet etti "onu iki elimle yarattım", dedi?
Dedim ki: Üstün gelmediği için. Dedi ki: Niçin İblis, Adem'in oğluna her yönden geldiği
halde yukarısından gelmedi? Dedim ki: Mevlasınm emrinin nuruyla yanmasın diye. Dedi ki:
O halde aşağısından gelip onu kaybetseydi ya! Dedim ki: Çünkü o, onu kendisine yararı
olmayan bir şeye çağırıyordu. Dedi ki: Niçin İblis, birleşme yurdunda Adem'e galip geldi?
Dedim ki: Çünkü Adem'de kuru çamur yönü vardı. Dedi ki: Ve şekillenmiş balçık. Dedim ki:
Kuru balçık, en yüce ile en aşağı arasındaki berzah sırrına ilişkin bir işarettir.
Dedi ki: Peki iblis, söylediği bir hakikat olduğu halde hangi anlamda "kuru çamurdan
yarattığın bir beşere secde edecek değilim" dedi? Dedim ki: Diğer unsurlarla karıştığı için
böyle dedi. Bu yüzden onun yanında yol bozulmuş oldu. Dedi ki: Tertip tam tersini
gerektirdiği halde, niçin onda acıkmazlık, soyul-mazlık, susamazlık ve güneşte yanmazlık
niteliklerini birleştirdi? Bunun hikmeti nedir, ey Salik?! Dedim ki: Sıcaklık susamanın
sebebidir. Bu yüzden onu güneşin kuşluk vaktinde doğmasıyla birlikte zikretmiştir. Açlık,
bir canlının iç soyunmasıdır. Bu yüzden onu bedenin dış soyunmasıyla birlikte zikretmiştir.
Dedi ki: Niçin tevbesini kabul etmeden önce onu seçti? Dedim ki: Kıdeminin önceliği
bunu gerektirmiştir. Dedi ki: Onun için hangi açıdan en güzel yaratılış (ahsen-ı takvim)
niteliği sahih olmuştur? Dedim ki: Çünkü O, kadim olanın sureti üzeredir. Dedi ki: Peki niçin
aşağıların aşağısına (esfel-ı safilin) döndürülmüştür? Dedim ki: Burada çamura işaret
edilmiştir. Dedi ki: Öyleyse neden salih amelli olması durumunda yükseltileceği şeklinde bir
istisnaya yer verilmiştir? Dedim ki: Burada da ruhların sıfatına işaret edilmiştir. Bu sıfat,
şahıslarla kaim olan balçığa illetini bahşetmektedir. Dedi ki: Ne güzel cevap verdin. Ona
dedim ki: Seninle konuştum.
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ
|