Musevî İşaretler
Salik der ki: Sonra bana, Musa'nın (a.s.) diliyle hitap etti ve dedi ki: Teslim olmuş kul
ne diyor? Musa'nın Kavmi niçin ondan sonra fitneye düştü? Dedim ki: O efendinin kuluna
verdiği bir ziyafetti. Dedi ki: Cebrail'in izinden alınan bir avuç toprağın etkisiyle buzağıda
böğürme sesi niçin zuhur etti? Dedim ki: Bu, hayatın, izleri takip etmeye bağlı olduğuna
dikkat çekmeye yöneliktir. Dedi ki: Niçin onun için bir buluşma vakti tayin edildi? Dedim ki:
Vakitlerin boyunduruğu altında olduğunu bilmesi için. Dedi ki: Belirlenen vakit gece olarak
sayıldı da gündüz olarak sayılmadı? Dedim ki: Gözlere görünmediğin, gizlenmiş olduğun
için. Böylece onun sırların gaiplerinden kırk makamdan geçmesini sağladın. Bunun neticesinde seher vakitlerinde buluşma gerçekleşti onun için. Sonra ruhlar makamında,
Muhammed Aleyhisselâmm ümmetinin geneliyle uyuştu. Çünkü Muhammed
Aleyhisselâmm ümmeti kırk sabahla ah-laklanmıştır. Bu varislerin buluşma vaktidir.
Âlemlerin rabbinin Kelimi (Musa) bu şerefe nail olmuştur.
Nitekim namaz hususunda Hz. Muhammed'le (s.a.v) ünlü diyalogu da bundan
kaynaklanıyor. Çünkü Musa ümmeti arasında iken, zikredildiği gibi kardeşleri için şefkat
taleb etmiştir. Çünkü Musa (a.s.), Hz. Muhammed'in (s.a.v.) ileride "kul kendisi için
istediğini kardeşi için de istemedikçe kamil imana sahip olamaz" diyeceğini sezmişti. Hz.
Muhammed'in (s.a.v), Musa (a.s.) ile ilgili olarak "eğer bu gün yaşasaydı, bana tabi
olmaktan başka bir şey yapamazdı." dediğini duymadınız mı? Aleyhisselâm efendimiz bu
sözleriyle anlamı bizim için açıklıyor ve Musa'nın bizden olduğu hakikatini gözler önüne
seriyor.
Dedi ki: Niçin asasını taşa vurdu da ondan su fışkırdı? Kapalı denize vurdu da deniz
yarılıp açıldı? Dedim ki: Bunun sırrı asadadır. Taştan bunun için su fışkırdı. Asadaki
egemenlik (Kayyumluk) sırrından kaynaklanmaktadır. Bu yüzden deniz yarılınca kupkuru
bir yol belirdi. Dedi ki: Peki niçin nalınlarını çıkardı? Dedim ki: Bu, insanın ikiliğinin ortadan
kalkmasına yönelik bir işarettir. Dedi ki: Niçin Musa, Allah ile konuşmaya özgü kılındı?
Dedim ki: Hz. Muhammed'in (s.a.v.) mirasından payına düşen kısma nail olduğu
hususunda içi mutmain olsun diye. Nitekim bu yüzden ona verilen levhalarda, bütün sözlerin toplayıcısı kitaba karşılık, bilinen her şeye ait tafsilat yer almıştır.Dedi ki: Öyleyse,
bakmaktan aciz olduğu halde niçin görmek (rü'yet) istedi? Dedim ki: Mirastan kendisine bir
eser kalmaması için. Dedi ki: Öyleyse niçin ona şükredenlerden olmasını emrettik? Dedim
ki: yakınlığının ve yüksek makama erişmişli-ğinin daha da artması için. Ki yüceler alemine
geceleyin yürütülüp götürüldüğünde seni Hz. Muhammed'in (s.a.v.) gözüyle görebilsin.
Dedi ki: Onu niçin sandığa koyduk? Dedim ki: Hikmet, nasut olmadan ortaya çıkabilir
mi? Dedi ki: O halde niçin onu denize attık? Dedim ki: Bu, ilme işarettir. Dedi ki: Denizle
ilim nasıl beraber olabilir? Dedim ki: Eğer o olmasaydı, anlayış sahipleri riez-dinde bu
sahih olmazdı. Dedi ki: Niçin kardeşinin kendisine yardımcı olarak gönderilmesini istedi?
Dedim ki: Bu, muhataplarına karşı beslediği merhametin ifadesidir. Ki ağzından kelamın
çıktığını gördüklerinde akılları başlarından gitmesin. Çünkü aracıların ortadan kaldırılması
suretiyle seninle konuşan birinin konuşmasına, yoğun aracıların kıskacmdaki kimseler
tahammül edemezler.
Dedi ki: Niçin asa yılana dönüştü? Dedim ki: "Ve cezau seyyietin seyyietun misluha /
Kötülüğün cezası onun gibi bir kötülüktür." (Şura,40) Ve "hel cezau'l ihsanı illâ'l ihsan /
İyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey midir?" (Rahman, 60) Dedi ki: O bizimle beraber ve
imkan sahibi kılınmışken niçin korktu? Dedim ki: Şu sözlerinden dolayı: "İnne rabbî
seyehdîn / Şüphesiz rabbim bana doğru yolu gösterecektir." (Şûra, 62) Dedi ki: Niçin elini
koynundan lekesiz bembeyaz çıkardı? Dedim ki: Bununla insana, gaybinden çıktığı zaman
illetlerinden beri olduğuna işaret ediliyor. Dedi ki: O halde niçin "Senuîduha sîreteha'l ula /
Biz onu şimdi ilk haline sokacağız." (Ta-ha, 21) Dedim ki: Burada, Musa'ya fena makamına
ulaşacağı ve sahih bir buluşmaya nail olacağı müjdesi veriliyor. Dedi ki: Musa niçin
levhaları yere attı? Dedim ki: Kapı açılınca anahtarı ne yapmak gerekir? Dedi ki: Peki,
niçin ceberut inek olayı yaşandı? Dedim ki: Çünkü inek, berzah huzurunun
yükselişlerinden seslendi. Dedi ki: Şeref, en yüce melekuttan başka bir yerde midir ki?
Dedim ki: İki tarafın insanda birleşmesi daha şiddetli, daha yüksek ve daha evladır. Dedi
ki: Öyleyse niçin ölü, inekten bir parça ile dirildi? Dedim ki: Bununla, cennetin bir tarafının,
onun arzedilişi yönünde olduğuna işaret edilmiştir. Dedi ki: Niçin ölünün dirilmesi, ineğin bir
parçasının vurulmasıyla gerçekleşti? Dedim ki: Kalbin üzerinde bizzat yakınlığı
gözlemlemesini engelleyen bir perde vardır. Dedi ki: Musa'nın karakterinde hidayet ve
rahmet olduğu halde niçin öfke ile kardeşini öldürmek istedi? Dedim ki: Sen bu özelliği
ona, öfkesi dindikten sonra, nimet taleb etmesi için verdin.
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ
|