İsabetli bir tarafı var; bilhassa hakikî tesirin Allah’ın koyduğu sünnetullah içinde cereyan ettiği vurgusu yerindedir. Zira ne harf, ne sayı, ne de yazı müstakil fail değildir; hepsi ancak ilâhî takdir içinde hüküm kazanır.
Lâkin burada bir inceliği ayırmak gerekir: ‘fazilet’ ile ‘tesir’ aynı şey değildir. Bir sûretin daha faziletli olması, onun her durumda ve her cihette daha tesirli olacağını tek başına göstermez. Çünkü fazilet, şeref ve rütbe bahsidir; tesir ise cihet, tertip, mahal ve istimal bahsidir. Bu sebeple yazılı sûretin bir yerde daha münasib veya daha kuvvetli görünmesi, onun mutlak surette asl olduğu mânasına gelmez.
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ
|