Ehil nazarında asl isim, nutkî-lafzî sûrettir. Yazılı sûret onun resmi ve mahfuzu; mecmû-ı adedî ise onun hesabıdır.
Bu sebeple taklîb, bast ve taksîrden doğan farklar, ismin aslını değiştiren değil; asıl isim üzerinde açılan fer‘î cihetlerdir. Yani hükmün merkezi mecmû-ı adedî değil, nutuk ve mânâ ile kaim olan isimdir. Sayı onun gölgesidir; yazı ise elbisesi. Gölge ve elbise değişebilir; fakat asl, ismin taşıdığı hakikatte aranır.
Bundan dolayı ehil kimse, tesir farkı gördüğünde önce adede değil, ismin baktığı cihete, nutkuna ve mânâsına nazar eder. Zira asıl oradadır; diğerleri onun etrafında dönen tabakalar mesabesindedir.
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ
|