Tekil Mesaj gösterimi
  #4  
Alt 24.03.26, 17:03
VusL VusL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Acemi
 
Üyelik tarihi: 09.03.26
Bulunduğu yer: —
Mesajlar: 4
Forum Puanı: 122
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Şeyhü’l-Ekber’de “taayyün”, “zuhûr” ve “adem-i istiklâl” çizgisi birlikte düşünüldüğünde, mümkinâtın Hakk’a nisbeti hulûl ve ittihada düşmeden hangi hudut ile kurulur; bu hudut kaybolduğunda vahdet-i vücûd ile panteizm arasındaki fark hangi usûlle muhafaza edilir?
Yine çok derin bir konuya değinmişsiniz hocam. ehl-i sohbetin himmetine sığınarak, bende bu konu ile ilgili bir kelam etmek isterim.
şeyhü’l-ekber muhyiddin ibnü’l-arabî’ye göre taayyün ve zuhûr, Hakk’ın kendini mertebelerde göstermesi, mümkinâtın adem-i istiklâli ise onların kendi başına var olmayıp sadece O’nunla kaim olması demek olduğundan,ne tamamen aynıdır, ne tamamen ayrıdır.Varlıklar ne Allah’ın aynısıdır, ne de O’ndan tamamen kopuktur yani hulûl ve ittihad yoktur. bu denge de Allah’ın zâtı başka, tecellîleri başkadır ayrımı ve tenzih–teşbih ölçüsü korunarak vahdet-i vücûdun panteizme kayması engellenir.

Vücûd Hakk’ındır, mümkinât O’nun gölgesidir.
Gölge, güneş değildir;
fakat güneşsiz de var değildir.”

Noksan ve hatamız varsa ehline arz ederiz.

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148