Sevginin duyguda kolay, terbiyede ağır olmasıdır. Çünkü muhabbet, kalbi kısa zamanda coşturabilir; fakat benzeyiş, nefsi uzun zamanda terbiye ister. Göz yaşarması kolaydır, fakat dilin yumuşaması; öfkenin dizginlenmesi; affın, edebin, sabrın ve mizanlı duruşun hayata yerleşmesi zordur. Bu yüzden nice kimse Resûlullah’a muhabbet besler; fakat o muhabbet henüz ahlâka, üslûba ve muameleye tam inmeyebilir.
Hakiki sevgi, sadece özlem duymakla değil; iz sürmekle anlaşılır. Resûlullah’a benzeyiş, methiyeyi çoğaltmakla değil; merhameti taşımakla, adaleti gözetmekle, nefsine değil hakka göre konuşmakla, insanlara karşı vakar ve şefkat üzere durmakla görünür. Muhabbet gözde yaş doğuruyorsa güzeldir; fakat ahlâkta değişim doğurmuyorsa hâlâ yolun başındadır.
Kısacası, sevgi insana Resûlullah’ı sevdirir; benzeyiş ise o sevginin doğru olup olmadığını gösterir. Gözyaşı muhabbetin alameti olabilir; ama ahlâk, o muhabbetin sadakatidir.
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ
|