Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı
Osmanlı padişahlarının “kullarım” hitabı, akîdevî değil; daha ziyade siyasî ve idarî bir ıstılahtır. Çünkü Osmanlı dilinde “kul” kelimesi yalnız ibadet anlamındaki kulluğu değil, aynı zamanda tebaa, hizmet ehli, sadık bağlı ve özellikle kapıkulu çevresini ifade eden bir devlet terimi olarak da kullanılmıştır. Bu da hükmü şöyle toparlar, caiz olabilir; fakat en edepli ve tercih edilmesi gereken dil bu değildir. Doğrusunu ALLAH bilir.
|
Güzel izah olmuş üstad.
Saltanatın sefasına dalmayıp ömrünü Allah yolunda geçirmiş, Peygamber Efendimizin övgüsüne mazhar olmuş bir soyun; haddini, hududunu ve hangi sözü hangi bağlamda kullandığını bildiğini düşünüyorum.
Bu sebeple burada akîdevî bir mânadan ziyade, dönemin dili ve devlet geleneği içinde bir kullanım olduğu kanaatindeyim.
Elbette doğrusunu Allah bilir; biz ancak anladığımız kadarıyla yorum yapıyoruz.