Mekke'nin fethinde, O gün Mekke-i Mükerreme’ye, Peygamberimiz devesinin üzerinde büyük bir tevazu ile girdi.
Huzuruna gelen ve konuşurken heybetinden titremeye başlayan kişiye ise şu sözlerle sükûnet telkin etti: ‘Sakin ol! Ben bir kral veya hükümdar değilim. Ben ancak kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum.’ dedi.
Bu ifade, Allah Resûlü’nün insanlara soy, makam ve saltanat diliyle değil; tevazu, yakınlık ve merhamet diliyle hitap ettiğini gösterir. Eğer mutlak üstünlük nesepte ve dünyevî itibarda olsaydı, Efendimiz böyle bir üslup kullanmazdı. Demek ki asıl değer, insanın hangi aileden geldiğinde değil; takvâsında, istikametinde, ahlâkında ve kulluğundadır.
Bizede peygamber yolundan gitmek düşer.
__________________
Hasbiyallâhu ve ni‘mel vekîl.
|