
28.03.26, 12:21
|
 |
|
|
Üyelik tarihi: 09.03.26
Bulunduğu yer: Adıyaman
Mesajlar: 410
Forum Puanı: 334
Etiketlendiği Mesaj: 4 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
cLibeRt Nickli Üyeden Alıntı
Toprak kalptir, dil ise o kalbin tercümanıdır.
Nasıl ki aynı yağmur farklı topraklara düştüğünde bir yerde gül, bir yerde diken, bir yerde de faydasız ot çıkarıyorsa; aynı ayetler de farklı kalplerde farklı tesir gösterir.
Çünkü su aynı sudur, fakat toprağın kabiliyeti aynı değildir.
Bunun gibi ayet de aynıdır; fakat onu karşılayan kalbin hâli farklıdır. Kalp temiz, yumuşak ve kabule hazırsa, dilden çıkan ayet de ihlâs, hürmet ve yöneliş taşır; böylece o ayet huzur, ferahlık ve rahmet olarak meyve verir.
Ama kalp katı, dağınık ve gaflet içindeyse, dil aynı lafzı söylese bile o tesir açıkça görünmeyebilir.
Suya sûre okumak da bu misalle anlaşılır. Su burada yalnızca bir vesiledir; asıl tesir suyun kendisinde değil, Allah’ın kelâmında ve Allah’ın iznindedir.
Nasıl çiftçi toprağa tohumu atıp su verir ama meyveyi kendisinin yaratmadığını bilirse, kul da ayeti okur, suyu içer, dua eder; fakat şifayı ne suda ne kendi okuyuşunda arar. Çünkü ayet rahmettir, su araçtır, tesir ise yalnız Allah’tandır.
Bu yüzden hem kalbin temizliği, hem dilin o kalpten konuşması önemlidir. Çünkü güzel meyve veren şey yalnız su değil; suyu kabul eden temiz topraktır.
Aynı şekilde ayetin bereketini taşıyan da yalnız ses değil, o sesi taşıyan kalbin hâlidir.
Fikrimizi beyan ettik, doğru olacak diye birşey yok
Doğruyu Allah bilir.
|
Allah sizden razı olsun hocam
|